Stephen King en başından beri korku-gerilim kitapları yazarı olarak görüldü. Oysa King, korku, bilim-kurgu ve fantezi romanların yanı sıra tarihsel roman, western ve kısa öyküler de yazmıştır. Stephen King kariyerinin en başından beri kitaplarının yanı sıra büyük ticari başarılara da imza atmış bir yazar. Fakat edebiyat eleştirmenleri Stephan King’i hep göz ardı etti.
Ölen kedisini tekrar hayata döndürmek için komşuları olan ihtiyar doktordan yardım alan küçük bir kızın ve ailesinin yaşadıklarını konu alan, gerilim dozu bir hayli yüksek olan Hayvan Mezarlığı romanı, 1989 yılında sinemaya aktarılmıştır. Stephen King’in en korkutucu kitabı olarak görülen roman ile ilgili yazar, yazarken en çok korku hissettiği eseri olduğunu itiraf etmiştir.
“Şimdi çevresini bir sis bulutu sarmıştı, sis önce ayakkabılarını, sonra dizlerini örtmüş, sonunda kendisini parıltılı beyaz bir kapsüle hapsetmiş gibiydi. Işık daha parlaktı. Garip bir yüreğin atışı gibi hareketli. Doğanın gücünü böyle canlı olarak hiç görmemişti. Bataklık canlıydı, ama müzik sesiyle değil. Bu canlılığın yapısını ya da duygusunu tanımlaması istense yapamazdı. Olasılıklardan yana zengin ve güç dolu olduğunu söyleyebilirdi ancak. Doğanın içinde kendisini çok küçük ve çok ölümlü hissediyordu. Son geldiğinden hatırladığı gibi bir ses vardı, iniltiye dönüşen bir kahkaha. Bir an sessizlik oldu, ardından kahkaha yeniden duyuldu, Louis’in kanını donduran bir çılgınca çığlığa dönüştü. Sis çevresinde ağır ağır dönüyordu. Kahkaha zayıfladı, yerini yalnızca duyulan ama hissedilmeyen bir rüzgar uğultusuna bıraktı.”