Murat değerli

Murat değerli
@muratdegerli
Kendimi anlatayım elinden geldiğince insan olmaya çalışan biri insan olmak zor zanaat
lojistik yönetimi
ön lisans
istanbul
103 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 56. kitabı
Edgar Allan Poe’nun, yazdıkları kadar yaşam öyküsü de çarpıcıydı. Belki de yaşamındaki zorluklar yüzünden, hem Dünya edebiyatı hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler ortaya koymuştur. Psikolojik gerilim unsurunu kusursuzlaştırmış, dedektiflik öyküsünü keşfetmiş ve okuru kendi doğaüstü alemine götürmeyi her seferinde başarmıştır. Kuyu ve Sarkaç’ta Engizisyon’un karar ve uygulamalarının kıskacındaki bir adamın aklı ve mantığı ile bulunduğu korkunç durumla nasıl mücadele ettiğini okursunuz. Öyküdeki tekinsizlik halinin okuyucuda bıraktığı etki had safhaya ulaşır. Edgar Allan Poe bütün öykülerinde olduğu gibi bu öyküye de karamsar ve gizemli bir hava katmıştır. Kuyu, sarkaç, mumlar, adalet anlayışından yoksun yargıçlar ve bağıran insanlar kapitalist düzenin kötü yönlerini simgelerken öyküyü akıcı ve heyecanlı kılmıştır. “Aşağı durmaksızın çaresizce aşağı! Her salınımda soluk alıp çabalıyordum. Üstümden her geçişinde daha da küçülüyordum. Gözlerim en anlamsız umutsuzluğun hevesiyle yukarı ve yanlara gidişini takip ediyordu; ölüm bir kurtuluş olabilirdi ama yine de sarkaç indiğinde, ah, kasılarak kapanıyorlardı! Anlatılamaz! Mekanizmanın yavaş çöküşünün o keskin, parlak baltayı göğsüme nasıl çökerteceğini düşündükçe her yanım titriyordu. Beni titreten umuttu, bedenimin büzülmesini sağlayan. O umut ki, harabelerde zafer kazanan ölülere fısıldayan Engizisyon zindanlarında bile var olan.”
Kuyu ve SarkaçEdgar Allan Poe · Can Yayınları · 20143,623 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·
Beğendi
H. P. Lovecraft, küçük yaşta babasını kaybeden, gençliğinde de annesi akıl hastanesinde yatan ve büyükbabasının anlattığı korku öyküleri ile büyüyen bir çocuktur ve bütün bunlar hayal dünyasının kapılarını aralamıştır. Özellikle 1920’li ve 1930’lu yıllarda yazdığı öykülerle korku edebiyatına damgasını vurmuştur. Korku, bilim-kurgu ve fantezi türlerinde eser veren pek çok yazara ilham kaynağı olan Lovecraft, Deliliğin Dağlarında ile modern insanın umutlarının karşısında yükselen karanlığın ve deliliğin öyküsünü okuyucu ile paylaşıyor. 1936 yılında uzun bir öykü olarak yazdığı Deliliğin Dağlarında, bir jeoloji ekibinin Antarktika’ya giderek, yüzyıllardır ıssız olan bu coğrafyada tanımlayamadıkları varlıklarla karşılaşmalarını anlatırken, yaşanılan korkuyu bir bilim adamının gözünden yansıtıyor. “Baktık ve aşağıdaki karanlık, penguenlerin çevrelediği dipsiz uçurumdaki harçsız sualtı şehrinde yaşayan ve galip gelenin ne olduğunu anladık, o yerden şimdi bile kötülükle kıvrılan bir sis, sanki Danforth’un isterik çığlığını yanıtlarmışçasına solgun püskürmeye başlamıştı. Kafaların kopmuşluğu ve o tiksindirici balçığı tanımanın şoku bizi sessiz hareketsiz heykeller haline getirmişti ve o anki düşüncelerimizin asıl niteliğini, ancak daha sonraki sohbetlerimizde öğrendik. Orada sanki çağlar boyu dikilip kalmış gibiydik, ama geçen zaman aslında on ya da on beş saniyeden daha fazla olamazdı. O nefret dolu, soluk sis sanki aslında uzaklarda hareket eden bir cüsse tarafından itiliyormuşçasına kıvrılarak ilerledi ve derken ne olduğunu aşağı yukarı tahmin ettiğimiz şeyi rahatsız eden bir ses duyuldu…”
Deliliğin DağlarındaH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20122,682 okunma
10/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2022 55. kitabı
Stephen King en başından beri korku-gerilim kitapları yazarı olarak görüldü. Oysa King, korku, bilim-kurgu ve fantezi romanların yanı sıra tarihsel roman, western ve kısa öyküler de yazmıştır. Stephen King kariyerinin en başından beri kitaplarının yanı sıra büyük ticari başarılara da imza atmış bir yazar. Fakat edebiyat eleştirmenleri Stephan King’i hep göz ardı etti. Ölen kedisini tekrar hayata döndürmek için komşuları olan ihtiyar doktordan yardım alan küçük bir kızın ve ailesinin yaşadıklarını konu alan, gerilim dozu bir hayli yüksek olan Hayvan Mezarlığı romanı, 1989 yılında sinemaya aktarılmıştır. Stephen King’in en korkutucu kitabı olarak görülen roman ile ilgili yazar, yazarken en çok korku hissettiği eseri olduğunu itiraf etmiştir. “Şimdi çevresini bir sis bulutu sarmıştı, sis önce ayakkabılarını, sonra dizlerini örtmüş, sonunda kendisini parıltılı beyaz bir kapsüle hapsetmiş gibiydi. Işık daha parlaktı. Garip bir yüreğin atışı gibi hareketli. Doğanın gücünü böyle canlı olarak hiç görmemişti. Bataklık canlıydı, ama müzik sesiyle değil. Bu canlılığın yapısını ya da duygusunu tanımlaması istense yapamazdı. Olasılıklardan yana zengin ve güç dolu olduğunu söyleyebilirdi ancak. Doğanın içinde kendisini çok küçük ve çok ölümlü hissediyordu. Son geldiğinden hatırladığı gibi bir ses vardı, iniltiye dönüşen bir kahkaha. Bir an sessizlik oldu, ardından kahkaha yeniden duyuldu, Louis’in kanını donduran bir çılgınca çığlığa dönüştü. Sis çevresinde ağır ağır dönüyordu. Kahkaha zayıfladı, yerini yalnızca duyulan ama hissedilmeyen bir rüzgar uğultusuna bıraktı.”
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,6bin okunma

Murat değerli

, bir kitap okudu
8/10
·230 syf.·
Beğendi
·
2022 60. kitabı
Paul Dupont
8/10 · 2 okunma