Yarımlara…
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:58
Murat Eken’i yıllar önce daha çok Çok Güzel Hareketler ve BKM dönemindeki işleriyle tanıdım. Oyunculuğunu sevdiğim kadar yazdığı skeçleri de hayranlıkla takip ediyordum. Olaylara bakışı, yaptığı durum tespitleri ve günlük hayatın içinden çıkardığı detaylar her zaman dikkatimi çekmiştir. Daha sonra farklı bir alana yöneldi ve kitap seslendirmeye başladı. Bana göre bugün kitap seslendirme konusunda Türkiye’deki en başarılı isimlerden biri. Onlarca kitap okudu, binlerce sayfaya ses verdi. Her dinlediğim eserde aklımdan aynı düşünce geçiyordu: Böyle güçlü skeçler yazan, hikâye anlatmayı bu kadar iyi bilen biri neden kendi kitabını yazmıyor? Neyse ki sonunda beklediğim oldu ve Murat Eken kendi hikâyelerini kaleme aldı. Yarım Kalanlar, dokuz farklı öyküden oluşuyor. Ortak noktaları ise yarım kalan insanlar, eksik kalan duygular ve tamamlanamayan hayatlar. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey anlatımdaki tasvirler, benzetmeler ve yerinde kullanılan ifadeler oldu. Özellikle üçüncü öykü olan “Noksan”, içerdiği toplumsal eleştiriyle ayrı bir yerde duruyor. Bazı satırlarda “Buradan oraya nasıl bağladın?” diye durup düşündüğüm oldu. İnce bir zekâ ve güçlü bir gözlem gücü hissediliyor. Murat Eken sevenlere ayrıca duyurmak gerekir ki kitap şu an yalnızca Storytel’de yer alıyor ve yazarın kendi sesinden dinlenebiliyor. Açıkçası böyle bir çalışmanın neden sadece Storytel’de kaldığını ben de merak ettim. Umarım ileride büyük yayınevleri de Murat Eken’in yazarlığına kapılarını açar ve kendisinden daha çok öykü, hatta roman okuma fırsatı buluruz.
Yarım KalanlarMurat Eken · Sesli Kitap · 202697 okunma
Puslu Zamanlar
7/10
·264 syf.··
2026 300. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:51
1990’lı yıllarda her şeyin birbirine karıştığı,ölenin de öldürenin de nedeni bilmediği cinayetlerin işlendiği karanlık günleri kurmaca şeklinde anlatan kitap.Murathan Mungan gibi çok yönlü bir sanatçının,yazım süreci 30 yıl sürmüş romanından beklentiler haliyle yüksek oluyor.Başlangıçta gerilim dozu ve karakter analizleri beklentileri karşılasa da devamında uzun ve tekrara düşen zorlama cümleler odak kaymasına neden oluyor.Bir süre sonra,özellikle ikinci bölümde neden romana dahil edildikleri belirsiz karakterlerin doluşması okumayı daha da zorlaştırıyor. Romanın baş karakteri isimsiz tetikçi,işlediği gazeteci Saim Baran(Musa Anter) cinayetinden sonra Diyarbakır’dan Alanya’ya gidiyor.Romanın adı da iki şehir arasındaki uzaklıktan geliyor. Tetikçinin ruh hali ve karakteri muazzam işlenmiş.Tüm karakterler gerçekte var olan kişiler yani aslında gerçekle kurgu iç içe geçmiş.Bazı klişe laflar ve zamansız şiirsellik, romanın gerilim havasını bozup metnin okunmasını zorlaştırıyor.Romanın ortalarından itibaren,bildiğimiz şeyleri tekrar okuyormuşuz hissi oluşuyor.Nihayetinde çetrefilli konusu itibariyle merak uyandırsa da bunu karşılayabilen bir roman olamıyor maalesef.
995 kmMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,526 okunma
Reklam
Funda'dan...
Puan vermedi·162 syf.··
2026 18. kitabı
​Zamanından Önce Açılan Kapı: Kırk Oda ve Kalemimin Doğum Belgesi ​1000Kitap’ta paylaştığım kendime has aforizmaları, uzun edebi metinleri okuyanlar bazen şaşırarak soruyorlar: "Bunlar gerçekten sana mı ait?" Evet, bir bamyaya bile methiye düzecek, alelade görünen bir nesnenin arkasındaki o derin felsefeyi görecek kadar bana ait... Bugün bu kendime has yazıların, bu sıradışı bakış açısının ve gerilim tutkumun nereden geldiğini merak edenler varsa, onları ortaokul yıllarıma, bir okul kütüphanesinin tozlu raflarına götürmek isterim. ​Ortaokul sıralarındaydım. Ne bir rehberlik eden vardı ne de yaş uyarısı yapan... Kütüphaneden tamamen tesadüfen, bilinçsizce ve yaşımın çok üzerinde bir kitap alıp çıktım: Murathan Mungan’ın Kırk Oda’sı. Aslında yetişkin edebiyatına ait olan bu ağır, tekinsiz ve psikolojik gerilim yüklü eserin kapısını, o çocuk yaşımda araladım. ​Kitapta "Mavi Sakal" lakaplı o adamın kırk odalı sarayını okurken, çoğunluğun gördüğü o fiziksel masal ögelerinin çok ötesine geçmişti çocuk zihnim. O adamın, sarayına hapsedip üzerlerine kapılar kilitlediği kadınları sadece fiziksel olarak kesip biçtiğini değil; onların meraklarını, özgürlüklerini, benliklerini ve ruhlarını odalarda parça parça ederek nasıl "manevi cinayetler" işlediğini o yaşta hissetmiştim. Her karısının bir "suçundan", yani erkeğin otoritesine biat etmeyip kendi sınırlarını çizme arzusundan dolayı nasıl manevi olarak yok edildiğini gördükçe, çocuk kalbime hayatın ilk büyük sızısı düşmüştü. ​Bugün geriye dönüp baktığımda anlıyorum: Bendeki o adalet arayışı, kadın dayanışmasına olan sarsılmaz inancım ve feminizm bilincim, o Mavi Sakal’ın şatafatlı hapishanelerinde ruhu nefessiz bırakılan kadınların feryadını o yaşta duymamla başlamış. ​Dahası, bugünkü yazın dilimin sırrı da o odalarda gizli.
Kırk OdaMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20071,714 okunma
Murathan Mungan seçkisi
7/10
·280 syf.·
2026 145. kitabı
Murathan Mungan’ın derlediği Kadınlığın 21 Hikayesi, adı üstünde kadın olmanın çok katmanlı, çelişkili ve bir o kadar da evrensel hallerine odaklanan bir öykü seçkisi. Kitap, kadınların çocukluktan yaşlılığa uzanan hayatları boyunca içinde bulundukları durumları, var olma mücadelelerini ve çoğu zaman bir erkek üzerinden kendini tarif etme zorunluluğunu masaya yatırıyor. Mungan bu seçkide yalnızca derleyen değil, aynı zamanda titiz bir okur ve rehber konumunda; önsözdeki açıklamalarıyla her bir öykünün neden seçildiğine dair ipuçları veriyor, okuru adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın en büyük artısı, hiç kuşkusuz, kadın deneyimini farklı coğrafyalardan ve farklı kalemlerden okuma şansı sunması.Bu kadar farklı bakış açısını, üslubu ve kültürel arka planı tek bir kitapta bulmak gerçekten kıymetli.Bu çeşitlilik, okuru hiç sıkmıyor, tam aksine her yeni öyküde farklı bir dünyanın kapısını aralıyor. Mungan’ın seçkiyi oluştururken gösterdiği özen de takdire şayan... Ancak her seçkide olduğu gibi bu kitabın da tartışmaya açık yanları var. En belirgin sorun, seçkinin ritmindeki iniş çıkışlar; bazı öyküler o kadar güçlü ve çarpıcı ki, ardından gelen daha sakin bir öykü istrer istemez gölgede kalıyor.Kitapta yer alan öykülerin çoğu, kadının erkekle ilişkisi üzerinden tanımlandığı dinamikleri ele alıyor. Bu elbette kadınlık deneyiminin önemli bir parçası, ama tek parçası değil. Kadının kendi başına, erkekten bağımsız varoluşuna, kadın dayanışmasına veya queer kadın deneyimlerine daha fazla alan açılsaydı, seçki daha kapsayıcı olabilirdi. Ayrıca, 21 öykü boyunca belirli bir tematik bütünlük aransa da, bazı öykülerin seçkiye neden dahil edildiği sorgulanabilir; her ne kadar Mungan’ın titizliğine güvensem de, okur olarak arada “Bu öykü burada ne arıyor?” diye düşündüğüm anlar
Kadınlığın 21 HikayesiKolektif · Metis Yayıncılık · 2004352 okunma
Hevesi Kirpiğinde
Puan vermedi·112 syf.··
2026 10. kitabı
Bin yıllardır bu topraklarda o veya bu şekilde birçok insanın hevesinin mekanı kursaktı.. Öyle bir tutmuştu ki yerini yutkunamadı kimse.. Darbeler, katliamlar, Sivaslar, Ankara Garı, Gezi ve daha niceleri.. Polat özlüoğlu her kitabında bunları anlattı. Çünkü Murathan Mungan 'ın dediği gibi bu ülke unutanların ülkesiydi. Elbette kan davası değil amaç ama araya giren kan hatırlatılmalı ve yaşanan acıların bıraktığı izlerin silinmediği bilinmeliydi. Polat Özlüoğlu her öykü kitabı ülkenin çok da uzak olmayan geçmişine sizi en can alıcı yerden götürüyor. En zayıf, en çaresiz olandan başlıyor anlatmaya.. Çocuklardan.. Bir çocuk ağlarsa dünya yıkılmalı deniyor ya.. Yıkılmıyor efendim.. Geriye öyküde can bulan yarım kalmış bir çocuk gülüşü kalıyor. Hevesi Kirpiğinde.. Bir çocuğun kirpiğine asılı kalan bir katrenin içindeki kocaman bir dünyayı anlatıyor. Toplumda ötekileştiren varlığı reddedilen insan hikayeleri.. Sezen Aksu Erdal Eren'in resimini görünce "son bakış" şarkısını yazmış ya.. Polat Özlüoğlu da son bakıştaki kursaktan çıkıp kirpikten dökülen nice hevese ses olmuş. Dili çok etkileyici. Özellikle bir öyküde günüm sadece dedesinin elinden tutup mezarlığa giden çocuğu düşünerek geçti. Gidip kurtarmak istedim.. Sarılmak istedim. Yaralarını sarmak istedim. Gidenlerin geride bıraktıklarına söyleyemediklerinin arzuhalcisi bir kalem.. Yürek işçisi yani.. Okuyacak olana keyifli okumalar
Hevesi KirpiğindePolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 202685 okunma
Mungan’ın Denemeleri
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:15
Murathan Mungan’ın denemeleri her zamanki gibi “ufuk açıcı” ve olaylara, olgulara farklı bakabilmeyi öğretiyor. Yaşayan en güçlü yazar-şairimiz. Sinemadan tiyatroya, mimariden resme, siyasetten tarihe…
Masa MikrofonuMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20268 okunma
Reklam
Reklam