ᯓ Mᥙrᥲt ᯓ

ᯓ Mᥙrᥲt ᯓ
@muratt_20
❝ Sᥲძᥱ ᑲіr ყᥲşᥲᥒ𝗍ıყᥲ, 𝗍ᥱᥣᥲşsız ᑲіr sᥱ᥎gіყᥱ... ❞ ︎✮⋆˙
Öğretmen
Lisans
Denizli
60 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Spoiler içerebilir!
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 16:54
Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin
'in
Acımak
Acımak
adlı romanı, insanları dışarıdan gördüğümüz gibi değerlendirmememiz gerektiğini etkileyici bir şekilde anlatan bir eserdir. Romanın başkahramanı Zehra Öğretmen’dir. Kitabın başında Zehra’nın gözünden baktığımız için babası Mürşit Efendi’yi kötü bir insan olarak tanırız. Çalışmayan, içki içen ve ailesine huzur vermeyen biri olarak anlatılır. Zehra da babasına karşı büyük bir öfke duymakta, hatta kendisini “kimsesiz” olarak tanıtmaktadır. Babası ölse bile onun için yok hükmündedir. Ancak romanın ilerleyen bölümlerinde Zehra’nın babasından kalan anı defterini okumasıyla olayların gerçek yüzü ortaya çıkar. Mürşit Efendi’nin aslında iyi niyetli, dürüst ve merhametli bir insan olduğu anlaşılır. Yaşadığı haksızlıklar, uğradığı iftiralar ve hayatın ona karşı sert davranması zamanla onu yıpratmıştır. Buna rağmen ailesine zarar vermemeye çalışan bir karakterdir. Bu durum okuyucunun Mürşit Efendi’ye karşı bakış açısını tamamen değiştirir. Romanın en önemli yönlerinden biri, olayların iki farklı bakış açısıyla anlatılmasıdır. Zehra’nın anlattığı baba ile Mürşit Efendi’nin kendi hayatını anlattığı baba arasında büyük fark vardır. Böylece yazar, insanları tek taraflı dinleyerek yargılamanın yanlış olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak Acımak, insanları anlamadan yargılamamamız gerektiğini anlatan etkileyici ve anlamlı bir romandır. Bu kitaptan çıkardığım en önemli ders, bir insanın yaşadıklarını bilmeden onun hakkında kesin yargılara varmamak gerektiğidir. Olayları iki taraftan da dinlemek gerekli.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,4bin okunma
Spoiler içerebilir!
8/10
·126 syf.··
2026 24. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
Bey de olsan paşa da olsan, bazen bazı şeyleri zorlamamak lazım. İnat, hırs, öfke ve mevki gibi şeylerin insana ve topluma verdiği zararları görüyoruz. Ufak bir at konusunun nerelere kadar ilerlediğini görüyoruz. Anlatılan toplumda öne çıkan 2 konu vardı: Sıkı sıkıya uyulan gelenekler ve insanlar ne der sonra düşüncesi... Bu bağlamda konular ilerliyor ve inatlaşmayla konu çığ gibi büyüyor. İki sevdalı insan da o kadar çaba gösterip en sonunda mutlu olamaması üzdü. Ahmet, keşke kendi kafasındaki düşünceye inanmak yerine Gülbahar'a o gün neler yaşandığını sorsaydı diyorum. Kısaca özetlemek gerekirse: Sonu mutlu bitmeyen, akıcı bir olay örgüsüyle ilerleyen kısa bir masal tadında bir kitaptı. Tavsiye edilir..
Düşünce
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Toros Yayınları · 199036bin okunma