Fethullahçı terör örgütü kendisini eğitim öğretim hizmetinde yer alan bir kuruluş gibi göstermiştir. Bu örgütün, 40 yıldır kanserli bir hücre gibi büyümesi dini değerleri öne çıkaran kimliği sayesinde mümkün olmuştur. Milletimiz meşrebi ne olursa olsun, Allah diyen, peygamber diyen, en azından böyle gözüken herkesi desteklemiştir. Rahmetli Özal, Demirel, Ecevit, hatta biz bu yapıya destek olduk. Ben de katılmadığım pek çok yönleri olmasına rağmen bunlara yardımcı oldum. Allah dedikleri için müsamaha gösterdik. Ortak bir yanımız var, dedik. Ama inanın bana, aynı menzile giden farklı yollardan biri gördüğümüz yapının, sinsi emellerin örtüsü olduğunu uzun süre göremedik. Bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökememiş olmanın üzüntüsü içerisindeyim. Bundan dolayı hem Rabbimize, hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de, milletim de bizi affetsin.
“Fetullahçı terör örgütü kendisini eğitim öğretim hizmetinde yer alan bir kuruluş gibi göstermiştir. Bu örgütün, 40 yıldır kanserli bir hücre gibi büyümesi dini değerleri öne çıkaran kimliği sayesinde mümkün olmuştur. Milletimiz meşrebi ne olursa olsun, Allah diyen, peygamber diyen, en azından böyle gözüken herkesi desteklemiştir. Rahmetli Özal, Demirel, Ecevit, hatta biz bu yapıya destek olduk. Ben de katılmadığım bir çok yönleri olmasına rağmen bunlara yardımcı oldum. Allah dedikleri için müsamaha gösterdik. Ortak bir yanımız var, dedik. Ama inanın bana, aynı menzile giden farklı yollardan biri gördüğümüz yapının, sinsi emellerinin örtüsü olduğunu uzun süre göremedik. Bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökememiş olmanın üzüntüsü içerisindeyim. Bundan dolayı hem Rabbimize, hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de, milletim de bizi affetsin."
Peki...
Erdoğan'ın bu konuşması bir yol haritası oldu mu?
Yani bugün, tıpkı dün gibi "Allah" dedikleri için müsamaha gösterilenler yok mu? "Aynı menzile farklı yollardan gidiyoruz" inancıyla yeni FETÖ'lere destek olunmuyor mu? Hukuk içinde imtiyazlılar düzeni yeniden kurulmuyor mu? Geçmiş dönemin günahlarından en çok bulanlar bugün en tepelere çıkmıyor mu?
Bu soruların yanıtlarını, bütün kitap boyunca okudunuz. Artık yanıtını biliyorsunuz.
Türkiye Cumhuriyeti'ni, her biri kendi egemenlik alanını kurmuş tarikatlara teslim edersek asla hukuk düzenine varamayacağız. Suçun peşinde koşan polise, suçluyu cezalandıran yargıya, ülkeyi ilerleten bürokrasiye ulaşamayacağını.
Türkiye, dün nasıl FETÖ düzeniyle hesaplaştıysa yarın da bugünkü düzenle hesaplaşacak.
Umarız bu hesaplaşma hukukla, akılla ve en sancısız yolla olur.
Yol, hepimizin yolu olsun.
Bugün Türkiye'yi yönetenler ve onların "dava"ları, modern yurttaşlığın yerine kabile asabiyyetini geçirme kavgasıdır. Hepsi Nakşibendi kökenli tarikatlara, cemaatlere mensuptur.