Bugün mevcut olan durum, büyük ölçüde insanların nefsaniyetlerine hitap etmektedir. Oysa İslâm insanların nefslerini terbiye etmesini teklif ediyor; nefsini, nefsani arzularını putlaştırmış olanlarsa putlarına kimseyi dokundurtmak istemiyor.
İletişim araçlarının geçmişin hiç bir döneminde görülmemiş biçimde çoğaldığı ve günlük hayatımızı doğrudan etkilediği bir dünyada, insanların fertler olarak iletişimsizlikten bu kadar yakındığı bir tablo ile karşılaşıyorsak, bu işte de bir bozukluğun olduğunu teslim etmek zorundayız demektir.
gündelik hayatımızın her anında materyalistlik bir tablo ile karşı karşıya bulunuyoruz. Böyle bir hayat içinde, Allah rızası, hasbilik, öte dünya endişesi kimseyi fazlasıyla ırgalamıyor. Yarın diye düşünülen şey artık çoğumuz için öte dünya kaygısı olmaktan çıkmıştır.