Zweig'ın okuduğum kitapları arasında en beğendiğim kitabı Virata ya da Ölümsüz Bir Kardeşin Gözleri. Bu efsanede kendi halkı tarafından erdemin dört adıyla onurlandırılan Virata'nın kimlik arayışını ve bu arayıştaki yolculuğunu okuyoruz. Dürüstlük erdemine ulaşmaya çalışan Virata'nın öğütlerinin ve tecrübelerinin her okuru etkileyeceğini düşünüyorum. Özellikle eylemsizliğin ne kadar imkansız olduğunu, eylemsiz olduğunu düşünsen de aslında hala bir eylemde bulunduğunu çok etkileyici bir hikayeyle anlatıyor. Kısacık kitaba birçok şeyi sığdırmış.
Eser Finlandiya'nın beyaz zambaklar ülkesi olma öyküsünü anlatıyor. Elverişsiz doğa, yoksulluk, sömürge devlet olmasına rağmen bir halk nasıl birlik olup kalkınır; din adamlarından doktorlara, öğretmenlerden profesörlere, askerlerden halka kadar her insanın hem bireysel olarak hemde aile, topluluk olarak bir ülke nasıl geri kalmışlıktan kurtarılır anlatıyor. Örnek alınası bir diriliş öyküsü.
Benjamin, Nils, Pierre adlı üç kardeşin hayatını geçmiş ve şimdiki zaman olarak takip ediyoruz. Geçmiş zamanda ileri doğru akış, şimdiki zamanda ise geriye doğru akış mevcut ve bu iki zaman zinciri bir yerde birleşiyor. Merak uyandıran ve ilerledikçe de temposu ve gerilimi artan bir kitap. Bu gerilimin bir yerde patlayacağının sinyalini veriyor, o patlama da son 10 sayfa kala öyle vurucu bir şekilde gerçekleşiyor ki sonunu asla unutmayacağım kitaplardan biri oldu.
Hayatta KalanlarAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20252,162 okunma