İçimde söylemek istediğim çok şey var sanırım. O kadar fazla ki. Kafamdakileri gerçek anlamda aktarmanın yollarını bulamıyorum. Bazen sanki tüm dünya, tüm yaşam, her şey gelip kafama doluşuyor ve sözcüleri olmam için bağırıp feryat ediyor. Ne kadar... Ah, tarif edemiyorum... Ne kadar fazla olduğunu hissedebiliyorum ama konuştuğum zaman bir çocuk gibi lafı ağzımda geveliyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitaplarla, resimlerle ve güzel şeylerle dolu, kendileri temiz, düşünceleri temiz, alçak sesle konuşan insanların yaşadığı ortamların havasını içime çekmek istiyorum.
Hayatında ilk defa yemek yemenin karın doyurmaktan öte bir işlevi olduğunu fark etmişti. Ne yediğinin bilincinde değildi. Önündekiler sadece yiyecekti. Yemek yemenin estetik bir faaliyet olduğu bu masada, güzelliğe duyduğu aşkla kendine doyasıya bir ziyafet çekiyordu. Bu aynı zamanda bilgiye dayalı zihinsel bir faaliyetti.