Giriş Yap
Birinci Dünya Savaşı (1914-1918)'ndaki mütareke (ateşkes) sırasında İstanbul şehrinin Amerika mandasına sokulması hakkında beliren eğilimlerle ilgilenmiş olan Amerika Hükümeti, bu hususta yerinde çeşitli cemaatler nezdinde soruşturma yapmak üzere bir komisyon göndermeyi kararlaştırmıştı. Bu komisyon, İstanbul'a gelerek, Amerika elçiliğine yerleşti. Amerika mandası meselesi hakkında görüş ve isteklerini bildirmeleri için elçiliğe bir delegasyon göndermeleri için anılan cemaatlere başvurdu. Musevi delegasyonu, dönemin Hahambaşısı Nahum Efendi, Meb'us Emanuel Karaso, Eskenazi Cemaati Başkanı Mösyö Raihsner'le Hukuk Profesörü Mişon Ventura'dan meydana gelmişti. Delegasyonunu sözcülüğünü yapan Mişon Ventura, Musevi cemaatinin Amerika mandasına ait görüşünü açıklarken, Musevilerin İstanbul üzerinde Türk egemenliğinin mutlak olarak sürdürülmesine taraftar olduklarını kesinlikle ifade etmişti.
Türkler ve Yahudiler, Abraham GalanteSayfa 228 - Gözlem Yayınları
Reklam
İzmir'in geri alınmasından sonra yani 2 Şubat 1923 tarihine rastlayan cuma günü, İzmir'de Gazi Mustafa Kemal tarafından söyleşi tarzında sorulu cevaplı uzun ve alkışlanmış bir konferans verildi. Bu konferansta hazır bulunan Avukat Rafael Arnato Efendi Gazi'ye şu soruyu sordu. "Paşa Hazretleri! Türklerin mutluluğuyla mutlu ve matemleriyle üzgün olan Musevi vatandaşları hakkında yüce fikriniz nedir?" Gazi şöyle bir cevap verdi: "Egemen öge olan Türkler'le kader birliği etmiş sadık bazı ögelerimiz vardır ki özellikle Museviler, bu ulusa ve bu yurda bağlılıklarını kanıtladıklarından şimdiye kadar refah içinde yaşam geçirmişler ve bundan böyle refah ve mutluluk içinde yaşayacaklardır."
Türkler ve Yahudiler, Abraham GalanteSayfa 97 - Gözlem Yayınları
Mütareke sırasında Arjantin'de bulunmuş olan Matmazel Cordovero adında bir İstanbullu Musevi kız birçok konferanslar vererek kamuoyunu Türkiye lehine kazanmaya çalışmıştır
Türkler ve Yahudiler, Abraham GalanteSayfa 77 - Gözlem Yayınları
İstanbul Beneberit Cemiyeti'nin yurtsever bildirisi: İstanbul Beneberit Cemiyeti Başkam Henri Soriano'nun 13 Ocak 1928'de, derneğin yönetim kurulunun seçilmesi nedeniyle söylediği nutuktan aşağıdaki cümleleri yayımlıyorum. "Musevi öğesini memleketimizin yönetici öğesine yaklaştırmak için harcanması gereken çabadan, yüzyıllarca kendileriyle tam bir uyum çerçevesinde yaşadığımız hemşerilerimizin güven ve itimadını sürdürmek gereğinden bizimle beraber büyüyüp mutluluk ve acılarına daima katıldığımız vatandaşların kardeşlik yollarını bize gösterecek yollardan söz ettiğimi hatırlatmak için, açılış oturumunda açıkladığım programa dönüyorum. Yüzyıllarca acılardan sonra yükselmek ve her türlü yabancı etkiden kurtulup bağımsız yaşamak azmine sahip olan Türk kardeşlerimizin ruh halini derinleştirmek devletimizin onurunun yücelmesi için kendilerine her türlü maddi, manevi yardımlarda bulunmak mecburiyetinde olduğumuzu tekrar ediyorum. Onlarla beraber aziz vatanımızın mutluluğuna, yükselmesine çalışmak, kalıcı değerlere dayanan ürün verici eserler meydana getirmekle memleketimizi maddeten ve manen elimizden geldiği kadar zenginleştirmek, kutsal görevimizdir. Memleketin dilini öğrenmek ve kökleştirmek için son gayretlerimizi esirgememeliyiz; Türk edebiyatını bilip takdir etmeliyiz, Türkiye'nin coğrafyasına daha ciddi bir biçimde vakıf olmalıyız"
Türkler ve Yahudiler, Abraham GalanteSayfa 76 - Gözlem Yayınları
Reklam
Roma hukukunun corrigere jus protter utilitatem publicam (hukukun kamu yararına düzeltilmesi) ile Musevi Talmud şeriatında mippene tikkan ha olam yöntemlerinden birini andırır.
Reklam
2
212
2.117 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42