Tevekkül, senin için takdir olunan şeyin, dünyadaki bütün insanlar bunu engellemek için çalışsalar bile mutlaka sana ulaşacağına, sana yazılmayan şeyin ise cümle alem toplanıp çabalasalar dahi sana ulaşmayacağını inanmandır
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Halka baktım, her birinin bir sevdiği, bir maşuku olduğunu gördüm. Bu sevilenlerin bazısı kişiye ölüm döşeğine kadar, kimisi de kabrin başına kadar eşlik ediyor; daha sonra hepsi geri dönüp kişiyi tek başına bırakıyor. Düşündüm ve dedim ki: İnsanın en hakikatli sevdiği, kabre onunla birlikte giren ve orada onunla birlikte arkadaşlık edenlerdir. Salih ameller dışında böylesine rastlamadım, böylece onu, mezarımda bana bir aydınlık olsun, benimle arkadaş olup tek başıma bırakmasın diye kendime dost edindim.
Birincisi: içinde bidat olmayan sahih bir inanç.
İkincisi: sonrasında tekrar günaha düşülmeyen samimi (Nasuh) tevbe
Üçüncüsü: hasımlarını razı etmek, onların sende bir hakları kalmamasını sağlamak.
Dördüncüsü: Allah'ın emirlerini yerine getirebilmeye yetecek kadar şeriat ilminden öğrenmek, daha sonra da kendisiyle kurtuluşa erilen diğer ilimleri tahsil etmek.
"Gecenin ilk kısmında bir münadi Arş'ın altından şöyle seslenir: 'Abidler kalksın!' bunlar kalkar ve Allah'ın dilediği kadar namaz kılarlar. Daha sonra gecenin ortasında bir münadi şöyle nida eder: 'Kânitler kalksın!' bunlar kalkar ve sehere kadar namaz kılarlar. Seher vakti olduğunda bir münadi:'İstiğfar edecekler kalksın!' diye seslenir. Bunlar da kalkıp istiğfar ederler. Fecir doğduğunda bir münadi: 'Gafiller kalksın!' diye nida eder, bunlar da ölülerin kabirlerinden kalktığı gibi yataklarından kalkarlar."
Hadis-i şerif