Mustafa

ATANDIIIIMMMMM :)))
Çok şükür Allah'ım 🥳 Artık bir hemşireyiimm 🤩👩🏽‍⚕️
Mustafa
Hayırlı olsun
Reklam
Okuyun, anlayın, paylaşın(tabii isterseniz), okutun.
Önyargıyı muhteşem şekilde anlatan bir yazı. "SEKSSİZLİK" ¶¶Günaha bulaşmadan kadın ya da erkek olunmuyor bu âlemde hekimbaşı. Bulaşmaya da değmiyor. Aslında yapmamız gereken hormonlarımızı görmezden gelmekti. Yapamadık; evdeki “vitrin”de Lacan vardı da biz mi okumadık? Cennetten zaten kovulmuştuk, cehennemde yer yoktu. Araf'ta da biz durmak istemedik. Kaç kadın balkondan çamaşır asarken çamaşırlarından birini düşürmek suretiyle cinsel hayatını renklendirecek partner aramayı dener? İstanbul tarihinde bu türden kaç olay gerçekleşmiş olabilir? İnsanın yaşama ihtimali olan her şeyin yaşanmış örneği vardır herhalde. Uzaylıyla karşılaşmada ilk tepki olarak taş atılıyorsa, çamaşır asmak suretiyle sevgili de aranmıştır bir zaman. Ama biz bunu nasıl söylesem ana akım ilişki başlatma yöntemlerinden biri sanıyorduk. Biraz daha dürüst olmam gerekirse, cinsel birliktelik isteyen bütün İstanbullu kadınların böyle yaptığını sanıyorduk. Önceki kuşaklar için suçuyu içeri davet eden kadın figurü neyse bizim için de çamaşır asan kadın öyle bir şeydi. Kadınların çamaşır kurutmalarının asıl amacının seks partneri aramak olduğunu zannedecek kadar aklımızı yemiştik. Bu yüzden Karagümrük-Şehremeni-Aksaray hattındaki binaların cephe mimarisini ezbere bilirim. Özellikle balkon demirlerinin profili üzerine uzman sayılırım. Bir kız çocuğunun cinsel kimliğini edinme süreci elbette ki sancılı, sıkıntılı ve trajik bır deneyim olsa gerek ama bizimki trajıkomikti. Yürürken balkonda çamaşır asan kadınlara odaklanmıştık. Stadın sonundaydı Sevil ablanın evi. Dört katlı, yeşil mozaikle kaplı apartmanın üçüncü katında oturuyordu. Dul olduğu ve çamaşır asarken bir külot düşürdüğü söylenmişti bize. Kim söylemişti, hangi bağlamda, ne zaman ve ne gayeyle böyle bir bilgi; verilmişti bize; hatırlamıyorum. Bu
1000Kitap
Mustafa
Güzel paylaşım ve anlatim olmuş 👏
9/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2017 52. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2017 21:59
#spoiler# Kagit ev 'e baaayııııldıımmmm:) Minicik küçücük bir kitap ama içinde 20 bin kitap var :) yani 20 bin kitabınız olunca basiniza neler gelebileceği var :) kesinlikle bir kez belki bir kez daha okuyabilecegim bir kitap ..ben yazsam ancak bu kadar güzel anlatabilirdim beni :) kitaplarımı neye göre dizmem gerek gibi aklımı mıncıklayıp beynimi kurutan sorulara bir son verebilirim belki bir gün bende ,tabiiki kitaptaki çözümden farklı bir çözüm uretebilirsem :) bu arada ikinci dünya savaşı kitaplarımın yanında,rus tarihi kitaplarımı koymalımiyim ? Rus tarihi nin yanına rus klasiklerinini eklersem ?diger tarafa doğru hitler ve almanya yı bitistirsem ? Moğollar? Onları hangi rafa dizmeli. .acaba basım yıllarına göre mi dizmem lazım ...bu arada eski basımlar yüzünden ciddi astım olma tehlikesi ile karşı karşıyayım. ..her hafta tüm kitaplarımın tozlarini almama rağmen ya küçük gümüş böcekleri kitaplarımı yemeye başlarsa :( okunmamis300 kitabım var ama hergün kitap almaya devam ediyorum ...ama 5 liraya "sartre"bulantı ciltli bulmusum nasıl almayayim ... (ben almayayım da başkası mı gelip alsın ) .. Tamam bir daha uzun bir süre almayacagim. ..yani belki ,yani elimden geldiğince ,hani kendimi tutabilirsem ...Tamam canım şu "dekabrist"i de alıyim valla son :)))) Ben ölünce kitaplarıma neeeee olacaaakkk :(((( aklınızla kalın iyi okumalar :)
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Mustafa
Aynen katiliyorum yazdiklarina...
7/10
·120 syf.··
2020 68. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2020 11:00
Ortaçağ kütüphanecileri ve katipleri, manastır raflarindan alinan ve geri koyulmayan kitaplari alan okurlari doğrudan tehtit niteliginde uyarilar yapıyorlarmış. Kitaplari alan ve geri getirmeyen arkadaslara okutmak lazim... 'Kim ki bu kitabi alip götürürse, cani çıksın; ateşlerde yansın; hasta düşsün ve hummalara gark olsun; çarka gerilsin ve asılsın. Amin'
1000Kitap
KitaplıkLydia Pyne · İthaki Yayınları · 2019100 okunma
Mustafa
Bir zamanlar, kitaplarin zincirler ile kitapliklara bagli olduğu yillarda maalesef boyleymiş. Hatta donemin yazarlari, önsöz kisminda kitabini çalan veya ait oldugu yere iade etmeyene beddua tarzi yazilar yazarmış.