(İkiyüz Elli Kuruşa Bir Asır)
Uzun bir müddet ayri kaldıktan sonra Çamlıca korusuna döndüm.
O günlerde hangi araziden geçsem, her tarafta yıkıp yok eden dehşetli bir balta sesiyle birtakım ağaçların yürek parlayan acı acı feryatlarla yere yıkıldığını gördüm.
Tabiat güzellikleri arasında o tatlı endamiyla öne çıkarak, kanatlilar aleminin kainata karşı ettikleri feryada, gökten zemine dökülen ilahi ahenge konak olan ağaçları o sene katlediyorlardi.
Oradan geçen bağcıya "Buraya ne olmuş? " diye sordum.
Yüzüme biraz hayretle baktıktan sonra
"Buranın sahibi bu ağaçları iki yüz elli kuruşa Üsküdar oduncularına sattı' cevabini verdi.