İstasyonların hepsi birbirine benzer; ışıklar kendi solgun halelerinin ötesini aydınlatamıyorsa da pek önemi yoktur; bütün trenler çekip gitmiş olsa bile mekâna yayılan tren kokusuyla, son tren yola çıktıktan sonra bile duyulan o özel istasyon kokusuyla senin ezbere bildiğin bir yerdir.
Nefretin haklı bir şikâyetten ziyade kendini aşağı görmekten ileri geldiği, nefret ile vicdan azabı arasındaki yakın bağlantıda görülmektedir.
Kendimizi bir kişiye yönelik şiddetli bir nefretle doldurmanın belki de en kesin yolu, o kişiye ağır bir haksızlık yapmaktır.
Günlük işlerinde başarı sağlayamayanlar, imkânsız olan şeylere el atma eğilimi gösterirler. Onların eksik yanlarını gizleyen bir araçtır bu. Çünkü mümkün olanı yapma girişimimizdeki başarısızlığımızın suçu sadece bize aittir; fakat mümkün olmayanı yapma teşebbüsümüzdeki başarısızlığımızı, o işin zorluğuna bağlamakta haklı oluruz.