Bende kaybolma isteği vardır. Küçükken (başımda bekçilerim varken — unutmadan söyleyeyim: İnanmazsınız ama, ben bir ara om yaşındaydım) başımı alır alır giderdim. Yine de fazla uzaklaşmazdım tabii. Kaybolayım, sonsuzluğu hissedeyim diye.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Be adam — bunca yıl yaşadın; anlata anlata bunu mu anlatıyorsun, böyle bir şeyi nasıl yaşadın, insanlık hali, nasıl unutamadın?” Niye unutayım ki? Unutamamak değil, unutmaktır acı olan?
Yıllar önceydi; tren istasyonunda bir adam gördüm. Bir şey sormam gerekiyordu; ya da bana öyle gelmiş olabilir. Sormaktan nefret ederim — kim neyi bilebilir ki?