Mustafa Alsaç

Puan vermedi·64 syf.··
2022 3. kitabı
Kamuda görev yapan memurun portresini çizen Gogol, bu eserde; kamuda bulunan sözde "mühim adam"'ların devlet içerisinde kadrolaşarak kendi menfaatleri doğrultusunda devlet içi hukuku nasıl yozlaştırdığına dair harika bir eser kaleme alıyor. Eser, bürokrasinin adeta liyakatsiz ellerde, nasıl amacı dışında hareket eden bir kurum haline dönüştüğünü anlatıyor. Aynı zamanda yine kamuda bulunan insanların ruh hallerini de çok iyi betimlemelerle okuyucuya aktarıyor. Kısa ama etkileyici bu eser; okunduktan sonra, ülkemizde de günlük hayatta yaşadığımız örnekleri tekrar görmenizi sağlayacak. Keyifli okumalar...
PaltoNikolay Gogol · Bordo Siyah Yayınları · 201446,2bin okunma
Reklam
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2020 05:24
Bu kitap üzerine yazılacak çok şey var. Kısa ama kesinlikle her sayfası dolu ve üzerine düşünülmesi gereken konulardan oluşuyor. Kitap ilk kez 2013'te yayımlanmış bu sebepten günümüz dünyasını çok iyi yansıtıyor. Bauman öncelikle günümüz dünyasında üst ve alt tabakada bulunan insanlar arasındaki gittikçe açılan ve adeta uçuruma dönüşen sosyal eşitsizliğin geldiği noktayı somut örneklerle ve verilerle açıklıyor. Sonrasında günümüz tüketim toplumunu, tüketim çılgınlığı altında yatan sebepleri ve bu konuda günümüz teknolojisinin insanları getirdiği psikolojik durumu inceliyor. Toplumun üst kesiminde bulunan para babalarının, nasıl alt kesimlerin itirazına uğramadan servetlerine servet katmaya devam edebildiklerini, insanların birbirleriyle aralarındaki ilişkilerin dahi tüketim toplumu içerisinde nasıl evrimleştiğini ve yine insanların nasıl birbirlerine adeta "nesne" şeklinde bakabildiklerine sebep olan durumları da açıklıyor. Son başlıkta tüm bunlara neden izin verdiğimizi sorgulayıp sonuçlandırıyor. Başta da belirttiğim gibi her sayfası dolu dolu olan kitap üzerine yazılacak çok şey var. Okuyana çok şey katacak, okunmasında kesinlikle fayda var diye düşünüyorum. Keyifli okumalar...
Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır?Zygmunt Bauman · Ayrıntı Yayınları · 20141,082 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2020 11:23
Nietzsche'nin ilk akıl hocası olan, Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği adlı eserinde olduğu gibi yine harika analizler yapıyor. Haklı çıkma sanatına, eristik diyalektik diyor ve tartışma esnasında aslında günlük hayatta da uyguladığımız ancak üzerinde detaylı düşünüp bilinçli olarak uygulamadığımız yöntemleri tek tek ele alıp inceliyor. Kitabın sayfalarını çevirdikçe geçmişte yaşadığınız ve hala aklınızda olan hararetli tartışmalar aklınızda beliriyor ve günlük yaşamda bu yöntemlerden aslında sıkça faydalanmış olduğunuzun farkına varıyorsunuz. Dilinin anlaşılabilir ve sade oluşu da kitabı rahat okunabilir yapıyor. Günümüzde kişisel gelişim adı altında satılan sözde faydalı ama içi boş kitaplar yerine, yazarın diğer kitabı olan Aşkın Metafiziği ile birlikte kütüphanenizde bulunması gereken, fırsat bulundukça açılıp tekrar tekrar okunması gereken bir eser. 10/10
Eristik DiyalektikArthur Schopenhauer · Sel Yayıncılık · 20113,662 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2019 21:03
Beklediğimden daha güzel bi kitap çıktı. Melankolinin harika tanımı, sonrasında doğa üstü varlıklardan bahsedişi, melankoliye neden olan yiyeceklerden verdiği detaylar... Belki de o bölümden sonra et yerken iki kez düşüneceksiniz. Son bölümde özellikle aşk melankolisinden, sevgiden ve güzellikten verdiği örnekler kitabı akıcı hale getiriyor. Bu kitabı okuduktan sonra özellikle güzellik, aşk ahlakı ve sevgiye bakışınız değişecek. Bir nevi bu zamana kadar anlam verilemeyen bu duygu ve değerlere karşı, anlam vermeye en yakın olmuş filozoflardan muhteşem örnekler göreceksiniz ve bazı şeyleri anlamlandırmaya başlayacaksınız. Kitap kesinlikle size bir şeyler katacak. Keyifli okumalar.
Melankolinin Kısa AnatomisiRobert Burton · Maya Kitap · 201875 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2019 12:34
Bu kitaba karşı beni daha fazla meraklı hale getiren İlber Ortaylı'nın bu kitabı Atatürk' ün inceleyerek okuduğunu anlatması oldu. Kitap doğa halindeki insanın uzun süreçte doğa halinden nasıl günümüz yapısına ulaştığına dair tespitlerden oluşuyor. Rousseau, Locke'un felsefesine de yorumlarda bulunuyor. Doğa halindeki insanın aslında doğuştan kötü olmadığını, insan düşünce yapısının zaman içinde mülkiyetle beraber sosyal yapısının da oluşmasında "kötünün" adeta içselleştirildiğinden bahsediyor. Artı ürünün insanları nasıl doğal yapısından çıkardığını ve bunu da yöneten yönetilen ilişkilerine nasıl dönüştürdüğünü, egemenliğin de tamamen insan hayatı içinde nasıl yer edindiğine yine bunun da koruyucusu olarak hukuk ve din kurallarının nasıl insan hayatına kurulduğunu anlatıyor. İnsan nasıl oldu da doğa halindeki özgür yaşamından, mülkiyetle beraber günümüzdeki köleliğe ulaşıp bunu da özgürlük sanmaya, sürekli birilerinin boyunduruğu altında kendini daha özgür sanmaya başladı? Sorulup üzerine düşünecek çok konu var. Okuyunuz Alıntı: “Eğer bir hükümdarımız varsa bu, bizi bir efendimiz olmasından koruması amacıyladır.” "Aslında bütün bu farkların nedeni budur: Vahşet halindeki insan, kendi kendine yaşar; her zaman kendi dışında olan sosyal insan ise her zaman kendi kendinin dışında, ancak başkalarının kanılarına göre yaşamayı bilir ve sadece onların yargılarından kendi var oluşunun duygusunu çıkarır."
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin KaynağıJean-Jacques Rousseau · Say Yayınları · 20201,822 okunma
Reklam