Dava kitabını okurken bunu çok düşündüm. Çünkü mahkemeyi, davayı, suçu, suçluyu anlamaya çalışırken bir baktım ki anlayamadan bitivermiş.
Düşünsenize. Kapına polisler dayanıyor, isnad edilecek bir suç yok. Dava konusu olacak bir olay yok. Yine de adalete ulaşma çalışıyorsun ama bir kabus senaryosu gibi sen yaklaştıkça o karanlıkta daha da uzaklaşıyor. Anlamsız bir şekilde ipin çekiliyor. Kitaba gerçekten vakıf olamadım. Öbür yandan tam şu anda bataklığa dönüşen hukuk sistemimizi çağrıştırdı. Belki de bir rüyaydı ve uyandım. Biraz da benim normal olmayan çoğunlukla gri, siyah-beyaz, toz pembe, Loş havaların hakim olduğu rüyalarımı anımsattı. Renkli rüyalarım hiç olmadı. Karanlık mahkeme salonlarını rüyalarım sanmış olabilirim.
Kitabı ifade edebilecek biri varsa bizi aydınlatabilir.