Bir kitabı ne kadar abartmam ve büyütmem gerekiyorsa o kadar abartacagim :)
...
1. İnanç, irade, iktidar
2. Otorite, manipülasyon, fanatizm (derin aldanış ve aldatma)
3. Bir kale, bir kafes (hapishane), sahte cennet...
3 adet üçgen prizmanin iç içe geçmiş çok boyutlu ancak kurgusal halinin kitaba yansımasını hayret, heyecan, dehşet ve diğer tüm duygularla birlikte okuyorsunuz.
Hasan Sabbah'ı tanımam Amin Maalouf'un Semerkant romanı ile basliyor; tüm cani özellikleri bir kenara onu dahi yapmaktan alıkoymuyor bana göre. Hakikati egip bükerek, inanci silaha dönüştüren, cenneti vaat etmekle kalmayıp onu zihinlerde inşa eden stratejik ve bir o kadar tehlikeli bir oyun kurucu.. Tüm bunlar bir yana Mussolini faşizminin gölgesinde yazılmış olduğunu okuduktan sonra daha fazla anlıyorsunuz.
Alamut, yalnızca bir kale değildir; aynı zamanda bireyin kendi zihnindeki sorgusuz itaat duvarlarıyla örülmüş içsel zindanı da temsil eder. Bartol’un kalemiyle ördüğü bu roman, sadece tarihsel bir olayın romanlaştırılması değil, aynı zamanda her okur için bir uyanış çağrısıdır.