Ahlaksızlığı oğlu yapınca “Gençlikte bunlar normaldir.” diyen, kızı aynı cürmü işleyince ise öfke krizine giren babalar çocuklarını uçurumdan atan, sonra da “Niçin ve nasıl öldü?” diye suçlu arayan ya da evini yaktıktan sonra itfaiyecileri çağıran bir mücrimden farksızdır. Bu ahlak cinayetinin baş sorumlusu baba, ağabey ya da din diye o aileye sadece cennet hikayeleri ya da ihtilaflı mevzular anlatan;
haramdan, helalden bahsetmeyen hocalardan.
Dost, hem iyi görünen hem iyi olan insandır;
iyi görünen ama iyi olmayan insansa, dost görünür, dost değildir diyelim.
Düşmanı da yine böyle anlatalım.
Devlet’te Platon insanlara bütün duygu ve düşüncelerinin, bütün sevgi ve öfkelerinin, şüphe ve hayallerinin özetini veriyor. En iyi devletin bir ütopya olduğunu biliyor elbet, biliyor ama, kurulsun kurulmasın herkesin böyle bir devlete, yani en doğruya yönelmekle adam olacağına inanıyor. Herkes böyle bir devleti varsayıp onun kanunlarına göre yaşasın, diyor.