Bazı anlar, peygamberlerin yaşadığı bazı anlara benzer. Doğru, peygamberler tüm anlarında Allah'a bağlı idiler fakat bazı anlarda Allah ile ilişkileri daha da arındı, berraklaştı ve en zirve noktasına ulaştı. Bunun ardından kurtuluş ve ferahlık geldi.
Nuh (as)'ın, Rabbine dua ettiği şu an gibi:
"Ben yenik düştüm, bana yardım et." (Kamer,10) Duasının ardından Allah (ac) onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardı.
İbrahim (as)'ın, şu sözü söylediği an gibi:
"Allah bana yeter. O ne güzel vekildir." Duasının peşinden Allah (ac) ateşi onun için serin ve selamet kıldı.
Yunus (as)'ın, şu sözü söylediği an gibi:
"Senden başka ilah yoktur. Sen her türlü kusurdan münezzehsin. Şüphesiz ben kendine yazık edenlerden oldum." (Enbiya, 87) Bunun üzerine Allah (ac) onu kederden ve balığın karınından kurtardı.
Musa (as)'ın, şu sözü söylediği gibi:
" Rabbim elbette benimledir. Bana kurtuluş yolunu mutlaka gösterecektir." (Şuara,62) Bu duasının akabinde Allah (ac) onu ve kavmini önlerindeki denizden, arkalarındaki düşmandan kurtardı.
Eyyub (as)'ın, Rabbine şöyle nida ettiği an gibi: "Rabbim bana bir dert dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin." (Enbiya, 83) Duasının ardından Allah (ac) onu hastalığından kurtardı.
...
İşte yalnız ve sadece yaratıcıya ümit bağladığında o anda kurtuluş yakın demektir.