Bembeyaz bir sabâhın, elleri değdi yere,
Âlemlerin İmâmı, kadem bastı minbere,
Gündoğumu küstüğü, seherlerle barıştı...
Doğumun yüz yirmi dört bin kere yakarıştı...
O, geldi,aydınlığa kavuştu asırlardır güneş bekleyen geceler...
Rahmet yağmuruyla bahara durdu çölleşen gönüller.
En sevgili; açıverdi dünyaya hakikat pınarı gözlerini,
Gülümsedi kainat,yıldızlar yağdı yer yüzüne.
Hoş geldin diye..
Hoş geldin Ya Rasûlallah!
Çaresiz kaldığım zamanlarda, gider bir taş ustası bulur, onu seyrederdim. Adam belki yüz kere vurur taşa ama değil kırmak, küçücük bir çatlak dahi oluşturamaz onda. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki taşı ikiye bölen o son vuruş değil ondan öncekilerdir. ~ Jacob Riis~