Başlarken kitabın ortalarına kadar sürecek olan hayranlık ve heyecanımı yarısından sonrası için de isteyeceğim aklıma gelmezdi. Kitabı yarıladığımda sanki bu kısımdan itibaren yazar " bu kadar hayranlık, zekice kelime oyunları yeter, bundan sonra arada bir yer veririm onlara, o kadar " :) demiş, kalemini çok yormamış gibiydi..
Batı insanının zihni temayülünü çok rahat görebiliyoruz romanda.. Öyleki bizim gelenekçi hayat görüşümüz ve kültürümüze sıkı sıkıya bağlı olan ve bu konuda farklılıklara tahammülü olmayan okuyucuları irite edebilir bu durum. Batı zihniyetini kabullenmiş insanlar için ise oldukça rahat sindirilebilir. Ruhsal betimlemelere de fazlasıyla yer verilmiş romanda. Ayrıca çoğu yabancı romanda olduğu gibi bunda da yabancı yer ve isimler yorabiliyor okuyucuyu..
Kitabın yarısı için şiddetle, yarısından sonrası için normal, okunur ifadeleriyle tavsiye edebileceğim bir antik batı klasiği...