Peyami Safa' nın başyapıtıdır bana göre...
Kalemini ve vazgeçmediği derin, yoğun tahlillerini anlayabilmek için diğer eserlerine öncelik verilebilir ama,
Yalnızız kesinlikle okunmalı
Uzun zamandır böyle şirsel bir anlatıma, belki de hiç böylesi bir romana denk gelmemiştim. Zaten ödüllü bir kitap. O kadar da hak ediyor zira.
Hayran olduğum,altını çizmekten ve hatta burda paylaşmaktan yorulduğum kadar çoktu beni içine alan cümleler, dizeler, ifadeler...
Anlatımın derinliğinden bahsetsem kelime oyunlarının muhteşemliğinin, akıcılıktan bahsetsem romanın şiirselliğinin,masalsılığının boynu bükük kalacak...
En iyisi mi siz de okuyun.
Okuyun...
Goethe sanki anlatmak istediklerini daha okunası halde yazsa yine dünya klasiği olurmuş. Okunası yani okudukça kitap için konu bütünlüğü var diyebilsek, çoğu cümleleri " bu neden var " ya da neden b kadar uzatılmış diye düşünmeksek... gibi. Okurken kitabın yüzyıllar öncesinde yazıldığını, yazın dünyasının dönemsel farkını, akcılığın olmayışını hiç bir zaman unutmanıza izin vermeden okuyabileceğiniz, felsefik, sembollerden oluşan bir tiyatro eseri...
Başlarken kitabın ortalarına kadar sürecek olan hayranlık ve heyecanımı yarısından sonrası için de isteyeceğim aklıma gelmezdi. Kitabı yarıladığımda sanki bu kısımdan itibaren yazar " bu kadar hayranlık, zekice kelime oyunları yeter, bundan sonra arada bir yer veririm onlara, o kadar " :) demiş, kalemini çok yormamış gibiydi..
Batı insanının zihni temayülünü çok rahat görebiliyoruz romanda.. Öyleki bizim gelenekçi hayat görüşümüz ve kültürümüze sıkı sıkıya bağlı olan ve bu konuda farklılıklara tahammülü olmayan okuyucuları irite edebilir bu durum. Batı zihniyetini kabullenmiş insanlar için ise oldukça rahat sindirilebilir. Ruhsal betimlemelere de fazlasıyla yer verilmiş romanda. Ayrıca çoğu yabancı romanda olduğu gibi bunda da yabancı yer ve isimler yorabiliyor okuyucuyu..
Kitabın yarısı için şiddetle, yarısından sonrası için normal, okunur ifadeleriyle tavsiye edebileceğim bir antik batı klasiği...
Kırgız Türk kültürünü dönemsel olarak okuyucuya çok rahat geçirebilen bir kitap. Yer yer altını çizebileceğimiz betimlemeleri de romana renk katmış. Fakat romanın zamanı flashbacklerden oluşuyor ve bu da çok fazla dikkat ve takip gerektirdiği için okuyucuyu yorabiliyor, akışı kaçırmasına neden olabiliyor. Öyle ki " Bu adam ölmemiş miydi?" dediğimi hatırlıyorum okurken:) Bunun dışında tavsiye edebilirim.