Egoların yönettiği şehrin kahramanlarından biri olmayı tercih ederken, içindeki Ada'yı ikiye bölmüş, bir yarısını satıp iş hayatına girmiş, bir yarısını kendine saklayıp hayatı boyunca yapmak isteyip yapamadıklarını gerçekleştireceği bir sirke çevirmişti. Hangisi doğruydu hayatımızda? Bölünen kimliklerle yarım yarım yaşayarak ruhumuzu para için satıp, ölüp gitmek mi, yoksa bizi mutlu eden işleri yapıp, sonuçlara katlanarak hilesiz bir hayat yaşamak mı?
Kimileri insan yaşamının her şeyden üstün olduğunu söylüyor. Şaşkınlar! Devlet yalnızca insan yakıtıyla tutuşup yanan bir sobadır. Yakıt olmazsa bu soba çalışmaz, tıkanır. Ve gerekli olmaktan da çıkar. Ama insanlar devlet olmadan var olamazlar. Kendi kendilerini yakmaya başlarlar. Ateşçiler ise sobaya muhakkak yakıt, odun atmak zorundadır. İşte her şey bu düzenin çalışmasına bağlıdır.