Kışın uyuyan canlılar gibi inime çekilmek, kendi karanlığıma dalmak ve kendi içimde olgunlaşmak istiyordum. Karanlık odada resmin belirmesi gibi insanın içinde gizli olan şeyler de hayat koşturmacası ve kavgası içinde, o aydınlıkta boğulup ölüyor. Sadece karanlıkta ve sessizlikte görünüyor insana.
Aşksız, hiçbir şey yapmayan, üretmeyen, çalışmayan, sevmeyen kadınların birer çocuk yapıp işlettikleri bir kurum, evlilik. Hapishaneler yaratıyor erkekler kendilerine. Anahtarı da sevmedikleri bir kadına verip, yaşlanıp gidiyorlar. Bu daha kolay bir yaşama biçimi olabilir. Düzene uymak, baş eğmek, yaşarken ölüvermek; özgürlüğüne sahip çıkıp, dilediğin gibi yaşamak için mücadele vermekten çok daha basittir.