10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
194 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 08:57
Bir sonraki kitap elinizde değilse bu son asla kabul edilebilir olmuyor sjsjsj Son kitap bir an önce gelirse çok mutlu olacağım.. Seri son hız devam ediyor sadece bunu söyleyebilirim.
Tragic BondsJ. Bree · Amazon Digital Services · 2022140 okunma
Spoiler içerir
7/10
·280 syf.··
2026 3. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:35
Gençliğiyle ve güzelliğiyle dikkat çeken Dorian, ressam arkadaşı Basil'in modelliğini yapmaktadır. Basil, onu Henry ile tanıştırdıktan sonra Dorian'ın hayata karşı bakışı değişir. Henry'nin verdiği bir kitaptan çok etkilenir. Sadece hayattan zevk almanın peşine düşer. Sibly'nin intiharından sonra Basil'in çizdiği portresine yaptığı iyilik ve kötülüklerin yansıdığını fark eder. Çünkü Sibly'nin intiharına onun sebep olması tablodaki o çok güzel yüzü çirkinleştirmiştir. Portresi çizilirken ettiği dua gerçekleşmiştir. "Keşke hep bu tablodaki gibi kalsam!" Seneler boyunca yaptığı kötülükler tabloya yansır ancak Dorianda ne bir çirkinlik ne de bir yaşlanma belirtisi vardır. Tablosunu yaptığı için Basil'i suçlayan Dorian, bir gün onu öldürür. Sibly'nin abisinin onu öldürmek için peşine düşmesiyle işler daha çok sarpa sarar. Adamdan kurtulsa da günahlarının yüklerini taşıyamaz hale gelir. Tabloyu yok etmeye karar verir. Tabloya sapladığı bıçak adeta büyüyü bozar. Bıçak Dorian'a saplanmış olur, o an oracıkta ölür ve tablodaki tüm çirkinlik kendi vücuduna sirayet eder. Tanınamaz bir hale gelir. Onu öldüğü yerde bulanlar bile üzerinde eşyalar sayesinde tanırlar. Kitaptan beklentim biraz farklıydı o yüzden bazı noktalarda çok şaşırdım bazen de çok sinirlendim. Sanırım ben Dorian'ı ahlaki olarak daha farklı bir boyutta canlandırmıştım gözümde. Okurken bazı cümleleri sosyolojik bir tespit içerdiği kanısıyla tekrar tekrar okuyup düşündüm, bu açıdan zevkliydi. Ancak bazı konuşmaları okurken çok zorlandım. Nedense hep dış görünüşün yanılgısına kapılıyoruz. Güzel biri kötü olamazmış, yakışıklı bir adamın yaptıkları aklanabilirmiş gibi. Uzun süre önce tanıştığımız birini tanıdığımızı sanmak gibi. Özellikle üst sınıf olarak adlandırılan kesimin bencillikleri, hayatlarını
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·340 syf.··
2026 29. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:12
Bu kitabı fuarda gezerken ismi ilginç geldiği için elime alıp arkasını okuduktan sonra almaya karar vermiştim. Daha önce bu tarz konulu bir kitap okuduğumu hiç sanmıyorum. Öncelikle kitap o kadar güzel altı gitti ki, hiç sıkılmadım. Yolculuk yaparken okumaya başladım, kitap bitmeden gideceğim yere varınca canım sıkıldı. Aslında kitap bana sorarsanız normal bir hayatı anlatıyor, sadece biraz kalıpların dışında olduğu için absürt geliyor gibi. Margo'yu okurken çok salaksın dediğim o kadar çok an oldu ki. Sonra bir durup düşününce 19 yaşındaki toy ve kesinlikle sevilmenin eksikliğini yaşamış birisinin alabileceği kararlar gibi, üstelik yol gösterecek de elle tutulur birisi yok. Kitap boyunca Margo'nun kendini geliştirmesini ve bence hayatın gerçeklerini öğrenmesini okuyoruz. Yani normal bir hayat dememin sebebi bu. Sonuçta hepimiz karşımıza çıkan zorluklarla yüzleşiyoruz ve üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Okurken sürekli acaba bunu nasıl çözecek merakıyla okudum ve bu beni aşırı derecede rahatlatıp mutlu etti. Kitabın sonunda yanlış kararlar almış ve en sonunda da bu kararların sonuçlarını sahiplenmiş birini okuyoruz bence. Kitabın sonu beni aşırı derecede mutlu etti ama sanırım vedalaşmaya hazır değildim, biraz daha uzun olsun, biraz daha ilerisini okuyalım çok isterdim.
Margo'nun Paraya İhtiyacı VarRufi Thorpe · Domingo Yayınevi · 2025149 okunma
Puan vermedi
GECE DOKUYUCU / R.M. Gray Merhabaaalar, bugün sizlere fantastik dünyasıyla beni içine çeken bir kitaptan bahsetmek istiyorum. İçerisinde korsanlar, lanetler, düşmanlıklar, gizemler ve yavaş yavaş gelişen bir romantizm var. Bayılır mıyız? Afiyetle yeriz diyorum ve sizi Gece Dokuyucu ile baş başa bırakıyorum. Aster Oberon, abisini Gece Dokuyucular yüzünden kaybettikten sonra ailesiyle birlikte karada yeni bir hayata başlamak zorunda kalır. Ancak düşmanı olarak gördüğü Gece Dokuyucu Will ile yolları kesişince, yıllardır doğru bildiği her şeyi sorgulamaya başlar. Geçmişin sırlarını ortaya çıkarmaya çalışan Aster, hem gerçek düşmanın kim olduğunu keşfedecek hem de kalbi ile inançları arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Gece Dokuyucu serisi arkadaşlar şu an yanlış hatırlamıyorsam üç kitabı basıldı ama ülkemizde henüz ilk kitabı basıldı. Yani yeni bir seri geliyor şimdiden size söylüyorum sıkı tutunun. Yazardan daha önce okuma yapmamıştım. New York çoksatanlarından birisi olduğunu biliyordum ve bu kadar ünlenen bir yazarı denemek istedim. İyi ki şans vermişim kurduğu fantastik evren bana çok iyi geldi. Şeytan, melek, cadı vs gibi fantastik varlıklardan çok sıkılmıştım, Gece Dokuyucu bana çok iyi geldi. Böyle farklı şeyler kurgulanması da bana çok şaşırtıcı geliyor, hayal gücüne sağlık R.M. Gray diyorum. Çok tadında bir kurgu sunmuş bizlere. Aster’ım da Aster’ım, abisinin ölümünü hazmedemeden neler yaşadı böyle demeyeceğim bu sefer bence iyi oldu. Will ile tanışması beni mutlu etti. Tabi ki de Will’in yakışıklı ve güçlü olması onu sevmem de etken değil arkadaşlar olur mu öyle şey… Ben onu hiç düşman olarak göremedim daha ilk dakikadan hemen Aster ile shipledim. Fantastik kitapta aşk olmadan olmaz diyenlerdenim ben. Bu arada Aster bana çok havalı bir
Gece DokuyucuR. M. Gray · Artemis Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 29. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:16
Fransa’da yaşayan bir aileye engelli olarak dünyaya gelen bir bebeğin dahil olmasından sonra ailenin yaşadığı değişimi bahçedeki taşların dilinden dinliyoruz. Göremeyen,konuşamayan,gelişemeyen ve yakında öleceğini bildiğiniz bir bebek. Yazarın kibar ve nahif anlatımıyla, az kişi ve mekan sayısıyla tek solukta okunacak bir roman. Kendisi kısa ama sizin üzerinizde bıraktığı etki büyük olan bir eser. Kitap üç bölümden oluşuyor. Ağabey, kız kardeş ve sonuncu. Hepsinin iç dünyasında yaşadıkları farklı. Farklı sebeplerden farklı kişilere karşı üzüntü besliyorlar ama hepsinin ortak noktası keder. Ağabeyde bir insanın bir insana ne kadar bağlanabileceğini, onu kaybettiğinde ise nasıl kendi kabuğuna çekileceğini görüyoruz. Bir daha o acıyı yaşamamak için herkesten uzak durmak. Abla ise abisiyle arasına girdiğini düşündüğü bebeğe karşı kıskanç. Kıskançlığın “acıma” duygusunu bile gölgeleyebildiği bir karakter. Ve sonradan hayatlarına dahil olan diğer çocuk “sonuncu” Ölen bebeğin yapamadığı her şeyi yapan bir bebek. Abisinden görmediği ilginin peşine düşen, kendisinden önce yaşamış bebekle iletişim kurmaya başlayan bir kardeş. Finalde abisiyle yaşadıkları kitaptaki tek mutlu an olabilir. Her karakterin ayrı bir hüznü var. Çocuk,abi,abla ve sonuncu. İnsan hangisine üzüleceğine karar veremiyor ama beni en çok etkileyen çocuğun ölümünden sonra abisinin cümlesi oldu. “Her yere senin izlerini bırakacağım.”
Mütalaa
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,639 okunma
spoi vardır
6/10
·314 syf.··
2026 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:56
Rapunzel uyarlaması ve ben bunu Rapunzel’den daha çok beğendim. Küçükken Rapunzel’i izlediğimde kıza çok kızardım. “Sen bir kraliyet üyesinin tek prensesiymissin, nasıl serseri, ne olduğu belli olmayan Flynn ile olursun?” diye düşünürdüm. Burada Allah’tan kraliyet olayı yoktu. Çünkü benim bu düşüncem apayrı bir şerefsizlik. Aslında 8 puan verecektim, aklımdaki puan oydu. Bazı yerlerde sıkıp uzatılsa da sonuçta bir uyarlama kitabı olduğu için çok sorgulamadım. Bizim oğlanın dinlemeden etmeden gitmesine de çok kızamadım Ren’e. Çünkü hepsi izlediğim şeyle aynıydı; tek fark modern bir dünyada geçmesi ve ufak değişikliklerdi. 2 puan kırıp 6 puan vermemin nedenlerinden biri, açıkçası Gloria ile Ren arasında bir yüzleşme beklememdi. Bir de Gloria’nın dilinden dinleseydik olayın iç yüzü bize daha etkili yansırdı. Ortada kulağa şaka gibi gelen ama aslında aşırı iğrenç ve korkunç bir olay var. Böyle bir şey yaşadığımı düşünmek bile beni dehşete düşürüyor. Anne babasının üvey olmasını geçtim, isimlerinin bile farklı olması ve Ren’in bunu bir anda, çok kötü bir şekilde öğrenmesi… Sonrasında gelişen olaylar aşırı korkunç. Kızın hayatı zaten her şeyden uzak geçmiş; dünyaya karşı sıfır bilgi birikimi var. Annesi ve babası olarak bildiği insanlardan başka kimseyi tanımıyor. Tanıdığı çok az insan da ailesiyle birlikte merkeze gittiğinde uğradıkları dükkân sahipleri. Hayatında hiç telefon görmediği, herhangi bir teknolojik aletle temas etmediği için Ren’in dünyası minnacık. Ama o küçük dünyasından inanılmaz keyif alıyor. Ve bence çoğumuz o dünyada yaşayamazdık. Teknoloji bağımlısıyız; ne kadar inkâr etsek de artık yapay zekâsız bile yapamamaya başladık. Her şeyin elimizin altında olmasından aşırı zevk alıyoruz. Bu yüzden Ren’in o küçük dünyası aslında inanılmaz bir şey. Gloria ve
1000Kitap
Seninle Karmakarışık - Bir Kaderinde Varsa RomanıChristina Lauren · Beta Byou · 2024174 okunma