mutlu ol hep ama bensiz iyi olma
Bu sabah erken uyandım, gittim sana güller aldım mutlu ol diye...
Müzik
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"AÇIKLIYORUM ÇEKİNMEDEN..."
"İstediğin bu değilmiydi sevdiğim, Benim seviyorum seni bırakma beni dediğimi, Amacın değil miydi bilmek, Al işte açıklıyorum çekinmeden, Utanmadan senin gibi korkaklık yapmadan, Evet çıkmıyorsun aklımdan, Çıkamıyorsun güzel gözlüm, Her geçen saniye seni daha çok Özlüyorum, Ve evet hala seni çok seviyorum, Bir o kadarda özlüyorum, Şunuda bilmeni isterim her şeyim, Bir yakınıma sorduğun seviyor mu beni hala? Sorunu yanlış cevapladılar, Haberim var her şeyden sevdiğim... Tek isteğim vardı; Beni benden duyman bil istedim, Çünkü hala deliler gibi seviyorum seni, Her geçen saniyede daha fazla seviyorum, Ölüyorum hasretinden, Ah tekrar bir çıkıp gelsen geri, Bu sevgimde,hasretimde sana ölüme kadar Devam edecek her şeyim, Mutluysan dönme kal gittiğin yerde, Mutlu ol sen yeter her şeyim..."
“Sen mutlu ol diye yaptım”ların kölesi olacağım. Bundan daha güzel bir şey daha varsa da oda onun sesiyle onu dinlemektir.
KUANTUM FİZİĞİ "NAZAR DEĞMESİNİ DE" AÇIKLAR MI?
"Bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer." 2. Söz'den. Zaman zaman kuantum fiziği ile ilgili kitaplar okurum. "Hakikatin tâ kendisidir!" demek aşırılığına kapılmam. Hayır. Zîra, imân ederim, hakikat ancak el-Muhît olan Allah'ın elindedir. Rabbü'l-Âlemîn olarak her şeyi yaratan Odur. Evet. Her şey hakkındaki en doğru bilgiyi her şeyi yaratmak itibariyle her şeyi kuşatan Vahid-i Ehad söyleyebilir. Parçadan bütüne gidenlerin bilgisinin kıymetiyse ulaşabildikleri parçanın büyüklüğüne göredir. Ne kadar kuşatabildilerse o kadar! Fakat şu kadarcık hakkını veririm: "Kuantum fiziği beşeriyetin gözünü bir parça açmıştır." Ne anlamda? Geçmiş yüzyılın materyalist fizik yaklaşımını aşmak bağlamında. Aynen. Materyalizmin eşya yaklaşımı sadece "gözleneni" esas alıyordu. "Gözlemciyi" bir detay gibi görüyordu. (Ve hiç hesaba katmıyordu.) Dolayısıyla hakikatin dairesi şahit olunandan ibaretti. Ancak kuantum fiziği bunu bir parça kırdı. Gözlemcinin de gözlemlediği şeyi etkilediği gibi bir yere götürdü bizi. Dalga-tanecik araştırmalarıyla yazıyı uzatmayayım. Lakin kuantum fiziğiyle asgarî ilgilenenler dahi bilirler: Gözlemcinin yaratılışa etkisi üzerine acayip acayip iddialarda bulunmaktadır. İşte, bir şekilde, bunun, Bediüzzaman Hazretlerinin "mânâ-i harfî" ve "mânâ-i ismî" kavramlaştırmalarına da bakabileceğini düşünüyorum arkadaşım. Çünkü, o, bir yerde Refet abiye bu ıstılahları tarif ederken diyor ki: **"Sen âyineye baksan, eğer âyineyi şişe için bakarsan, şişeyi kasten görürsün. İçinde Re'fet'e tebeî, dolayısıyla nazar ilişir. Eğer maksat, mübarek simanıza bakmak için âyineye baktın; sevimli Re'fet'i kasten görürsün. (...) Âyine şişesi tebeî, dolayısıyla nazarın ilişir. İşte birinci surette âyine şişesi mânâ-yı ismîdir; Re'fet mânâ-yı harfî
Kuantum Fiziği
Her neredeysen orada mutlu ol Ben olmasam da olur ...