9/10
·304 syf.··
2026 39. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:24
Daha önce yazarın Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okuyup beğeniştim. Bu kitabında da konu benzer olarak şöyle olsaydı acaba ne olurdudan çok kariyerini, hırslarına sevgiye tercih ettiğinden dolayı yaşadığı mutsuzluğu düzeltme hikayesiydi. Devam niteliğinde bir kitap değil ama (bundan sonraki spolier!) sürpriz bir şekilde önceki kitabındaki karakterimizle karşılaşıyoruz son bölümde açıkçası bu beni sebepsiz yere mutlu etti. Okuru sıkmayan çok da hızlı ilerlemeyen ama konusu itibariyle beğendiğim bir kitaptı. Aynı sahnede karakterimizin ölü hayaleti, rüya gören hali ve ânı yaşayan hali 3'üde var bana farklı geldi.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026387 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2026 67. kitabı
Erika ve Jason, ilk çocukları Liam'ın doğumuyla birlikte mutlu ve huzurlu bir aile hayatı kurduklarını düşünürler. Liam, dışarıdan bakıldığında zeki, sessiz ve örnek bir çocuk gibi görünmektedir. Ancak zaman geçtikçe ailesi onun davranışlarında açıklanamayan tuhaflıklar fark etmeye başlar. Yaşıtlarından farklı tepkiler vermesi, duygularını beklenmedik şekillerde göstermesi ve çevresindeki insanlara karşı sergilediği rahatsız edici tavırlar özellikle annesi Erika'nın dikkatini çeker. Erika başlangıçta bunun gelişimsel bir süreç olduğunu düşünse de yaşanan olaylar giderek daha ürkütücü bir hâl alır. Liam'ın bulunduğu her ortamda açıklanamayan kazalar ve korkutucu olaylar yaşanmaya başlar. Buna rağmen çevresindeki insanlar Erika'nın endişelerini abarttığını düşünür. Bu durum, Erika'nın hem anneliğini hem de kendi akıl sağlığını sorgulamasına neden olur. Roman ilerledikçe aile içindeki güven ilişkileri zedelenir, geçmişte yaşanan bazı olaylar gün yüzüne çıkar ve okur sürekli gerçek ile yanılsama arasında kalır. Freida McFadden, her bölümde yeni ipuçları vererek gerilimi giderek artırır ve okuyucuyu farklı ihtimaller üzerine düşündürür. Son sayfalarda ise tüm parçalar bir araya gelir ve yazar, beklenmedik bir finalle hikâyeyi tamamlar. Kusursuz Çocuk, psikolojik gerilim sevenler için oldukça akıcı bir romandır. Freida McFadden'ın sade dili ve kısa bölümleri sayesinde kitap hızla ilerler. Yazar, okuru sürekli farklı ihtimaller üzerine düşündürür ve karakterlerin psikolojisini başarılı şekilde işler. Özellikle annelik içgüdüsü, aile bağları ve güven temaları etkileyici biçimde ele alınmıştır. Finaldeki beklenmedik gelişmeler ise yazarın ters köşe kurgusunu seven okurları tatmin edecek niteliktedir.
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026848 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kitap Yorum
Puan vermedi·544 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:39
Binnurun yazdığı kitaplardan yeri bende ayrı olan bu süreyi kaçınca kez başladığımı bilmiyorum her seferinde son kitabı okumuyorum spoiler yemedim ve veda etmek istemiyorum. Sonları mutlu mu mutsuz mu bilmiyorum bu yüzden her seferinde günebakan yani 3. Kitapta bırakıyorum. Spoiler vermeden bunu anlatmam pek mümkün değil ama okuyupta pişman olacak biri olduğunu sanmıyorum. Okurken aslında sizin aşk tanımınızı sorgulatıyor. Neler yapardım nelerden vazgeçerdim dedirten bir kitaptı.Üçüncü kitaba başlamaya korkuyorum.
Duygu ve Düşünce
NehirBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20191,387 okunma
Elsa sen Silver’a kurban ol ;)
6/10
·384 syf.··
2026 97. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:25
Birkaç sorun var. Spoilerlı uzun bir yorum olacak Kitap boyunca var olan çatışmalar birbirine girmiş gibiydi. Yazar bir noktada hangisini merkez yapacağına karar verememiş gibi. Örneğin Cole ve Silver birbirini seviyor ve ebeveynleri evlenince kardeş oluyorlar. Bu Silver 18 yaşındayken oluyor. Kitabın ana konusu bu ve Silver’ın babası siyasette olduğu için bir skandalla anılmamak için gizli ilişkileriniz herkesten gizliyorlarlar. Sonra her şey puff oldu. Bu konu çözümlenmeden kitap bitti. 2-) Silver’ın annesi berbat bir anne ve babasıyla boşandıkları süre boyunca kızını psikolojik olarak yıpratan bir ebeveyn. Kim ile bile arkadaşlığını kesmesine neden oluyor falan. Bir noktada annemim şefkati merhametini seviyoruma bağlandı. Ee babanla kalmak isteyecek kadar annenle sorunun vardı hani? 3-) Babası ve annesini bastı. Babası Cole’un annesiyle evliyken oldu bu ve ayaküstü konuşma sonrasında ‘ayy bizimkiler masal gibi bir araya gelecekler, babamda Helen’i boşayacak’ diyerek mutlu oldu. Helen kitabın büyük çoğunluğunda ona annesinden bile daha iyi davranan kadın ve daha spoiler olacak olaylar yaşanmadan öncesinde kadını seviyordu. Neymiş zaten iş anlaşması gibi bir evlilikmiş. Ne kadar çabuk kabullendin ya. 4-) şu takıntılı karakter sorunu en uyuz olduğumdu. Kitap 380 küsur sayfa. 320-340 sayfa boyunca Adam’ın saplantısını, Silver’ı takip ettiğini, köşeye sıkıştırdığını, onun için Kim’e zorbalık yapıp Elsa’yı havuza ittiğini falan görüyoruz. Cole ve arkadaşları onu dövüp gönderiyor. Sonra bu anne babasıyla ilgili olay yaşanıyor ve aniden saplantılı olan Helen oluyor. TERS KÖŞE ;) ??? Kitap boyunca yazar oradan oraya savrulmuş, orta bir omurga belirleyememiş. Yani ne bunların ilişkisinin gizemi ortaya döküldü ne saplantılı okuduğumuz karakterden sonra gördüğümüz
Ruthless EmpireRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 2025118 okunma
Spoiler!!!
5/10
·%25 (80/312 syf.)··
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 22:45
Yanarım yanarım, sözde Jacks'in esas erkek karakter olduğu kitapta bölüm sayısının Apollo'dan az olmasına yanarım. Adam kendi serisinde yazar tarafından ikinci erkek muamelesi görmüş resmen. Açıkçası bu kitap, ikinci kitabın o sonundan sonra o kadar zayıf kalmış ki hatta bence serinin en zayıf kitabıydı ve hatta bence yazarın da en zayıf kitabıydı. Aslında sorun sadece bu kitap da değil. Seri boyunca Jacks ile Evangeline ilişkisinin bana o kadar da geçmediğini fark ettim. İnsanlar bu ikiliye bayılıyor ama ben aralarındaki romantik çekimi bir türlü abartıldığı kadar hissedemedim. Ben odunum herhalde... Şu kitaptan sonra geriye dönüp baktığımda da serinin diğer kitapları da benim için eh işte seviyesine geldi. Çiftin arasındaki fiziksel ya da duygusal çekim hep bir lanet ya da hep bir büyülü nesnenin etkisinde oluyordu. Onların etkisi ile böyle davranıyorlar diye düşündüğüm için aslında o anlarda o büyülü nesne ya da lanet her neyse onların asıl duygularını ortaya çıkarıyor düşüncesi bende hiç oluşmadı ve romantik gelmedi. Bazı sahneler de cok rahatsız ediciydi. Jacks kızı tutuyor ama işte eli bilmem nerelere kayıyor... Evangeline de acaba kasıtlı mi yaptı diye icinde kelebekler pır pır ediyor. Evangeline'in içindeki kelebeklerden iki tanesi falan bana uğrasa belki bu seriye karşı daha çok iyi şey hissederdim. Benim midemdeki kelebekler pır pır etmedi, benim başım ağrıdı. Bu durum bu kitapta da vardi ve o kadar saçma bir andı ki. Evangeline hafızasını kaybetti sonra pat Jacks çıktı ortaya onu düştüğü kuyudan kurtardi sonra bir gece ansızın odasına girip ona rahatsız kıyafetler giydirip eğitim ayağına köprüye götürdü hadi beni savuştur dedi. Olayın saçmalık seviyesi...Kız hafızasını kaybetmiş. Bu adamı tanımıyor. Adamla ilk karşılaşması bu. Daha önceden adama aşıktı
Gerçek Aşkın LanetiStephanie Garber · Dex Kitap · 2023793 okunma
8/10
·293 syf.·
2026 59. kitabı
Tatlı hafif bir romcomda olması gereken her şey var. Eden gençliğinden beridir hayalini kurduğu Barbados tatilini üniversite yıllarından 28 yaşına dek sevgili olduğu lise arkadaşı Caleb'la balayı tatili olarak ayarlamıştır. Tabi Caleb'ın kendisini yine liseden beridir arkadaş oldukları Cindy ile aldattığını düğünlerine 3 ay kala öğrenir ve girdiği depresyonun ardından tatilini tek başına geçirmeye karar verir. İlk gün restoranda kalan tek masada tek başına akşam yemeğini yiyecekken bir anda Philip onunlaymış gibi yaparak masayı paylaşmak ister. Eden'ın gözüyle okuyoruz o yüzden Philip'i tanımamız neden onun da tek başına bu balayı mekanında olduğunu anlamamız zaman alıyor. Daha önceki eleştirilerimde ara ara karakterlerin birbirlerine aşık olmalarını duygularını mantıksız bulup bana geçmedi gibi yorumlar yapmıştım. Bunun nedeni hiç bir anıyı paylaşmamaları birlikte bir vakit geçirmemeleri diye de yazmıştım. İşte tam olarak bu kitap benim istediğim gibi birbirlerini tanıyıp sevmeleri için gerekli olan zamanı ve anları veriyordu. İki haftalık tatillerinde detaya boğmadan sıkmadan birlikte geçirdikleri kaliteli vakti yazar o kadar güzel aktarmış ki onlarla birlikte gezdim o tatili yaptım kimi zaman ise sadece plajda güneşlendim ve Edenle birlikte kitabımı okudum gibi hissettim. İki karakter ilişkilerinde haketmedikleri tatsız durumlar yaşamış ve tatilde artık bunları geride bırakmaya çalışıyorlar ve birbirlerine önce iyi birer arkadaş oluyorlar tatilin sonlarına doğru kıvılcımlar başlıyor. Sonra malesef tatil bitiyor ve her rom com klişesi gibi o kadar süreyi birlikte geçirmelerine rağmen birbirlerine telefonlarını hiç vermemişler meğer. Eden numarasını vermek için tam geri dönüyorken Philip'in telefon konuşmasını duyuyor ve yanlış anlıyor. İkisi de farklı eyalette
Tek Başına Balayı RehberiOlivia Hayle · Beta Byou Yayınları · 2024239 okunma