UYARI: YORUMUN TAMAMI SPOILER
İlk kitaptan beri Cole'ü bekliyordum. Tamam, ilk başta Silver ile olacağını anlayınca biraz bozulmuştum da sonra gittikçe ikili için heyecanlandım. Cole ekibin en sessiz, sakin gözüken en gürültülü ortamlarda -yani Ronan'ın yanında- bile durmadan kitap okuyan futbol takımının kaptanıydı. Bunlar doğruya doğru da... kendisi aynı zamanda ekibin en ilginç olanı. Olanıydı. Öyle anlaşılıyordu. Sonra bu kitap oldu. Olmaz olaydı.
Yazar iki kitaptır beni hayal kırıklığına uğratıyor. Bu serinin özelliği okulda geçen, karanlık gençlik kitapları olması. Yazar ne yaptı? Önce Teal aptalını seriye sokup kurguya BDSM kattı. Ardından aynı yolda devam edip Cole ve Silver'ın ilişkisini BDSM üzerine kurdu. Düşündükçe çıldırası bir durum.
Silver'ın babası ile Cole'ün annesi evlenince bunlar üvey kardeş olmuşlardı. Ben küçükken evlendiler filan sanıyorum. Lisedeyken yeni evlendiler. Kardeş gibi büyüme filan yok yani ortada. Sonra beklediler beklediler, anne babalarının evlendikleri gün seviştiler. Neyse, Cole Silver'dan vazgeçmeyeceğini söylüyor. Silver ise tüm kitap boyunca, abartmıyorum tüm kitap boyunca bozuk plak gibi, "Biz beraber olamayız", "Biz herkesin gözünde kardeşiz", "Senden nefret ediyorum." deyip durdu. Sonra da, "Oh Cole..."
Yani ne diyeyim ki, kitabın başında Cole ve Silver ilişkisi gerçekten çekiciydi. Bölümler ilerledikçe o albeni yavaş yavaş kararıp kayboldu.
Ayrıca Silver'ın annesine de özel bir paragraf ayırmak istiyorum. Silver'ın annesi çok dominant bir kadın. Silver'ı küçüklüğünden beri yediği içtiğinden, oturup kalkmasına kadar belli kalıplarla büyütmüş. Kim'i onaylamadığı için Silver'ın onu uzaklaştırmasına sebep olmuş. Annesi boşanınca kendine zarar veriyor ve Silver buna şahit oluyor. Annesi babasına söylememesi için Silver'a