Bilinmesi gerekeni bildiğimizi varsayarak
Bilmemek gerçekten de mutluluk getiriyor mu yoksa sadece bir yanılsama mı? Bilmeyenler de mutlu değil sonuçta. Ama bilmek (bilgi) sonlu bir şey mi sorusu doğuyor birde bilen taraf için
Kitapların arasında kuruttuğum çiçeklerim var benim. Her biri sana dair bir hayalin arasında saklı sanki. Her biri bazen bir sayfayı açıyor, Kimisi aradan düşüp küçücük bir çiçekle birlikte seni ve seninle kurduğum hayalleri hatırlıyor bana;aynı masada içeceğimiz kahveleri, paylaşacağımız uzun hikâyeleri. Artık geleceği düşündüğümde kendimi yalnız hayal etmiyorum. Merak ettiğim şehirlerde, güzel manzaralarda, okuduğum cümlelerde ve duyduğum şarkılarda hep sen varsın. Görülecek, Keşfedilecek, Belki de günlerce bir orman içinde yahut bir su kenarında huzurla geçirilecek kamp günlükleri, Haftanın bir günü rakı balık yapacağımız o gün,(cuma olmaz. Cumartesi olsun🫂) Bulaşıkları sevmediğini bile bile sana yıkacağım günler, Çoraplarını kenara atmışsın diye kızıp sonra da kıyamayıp kendi kendime yatışacağım anlar.. Daha bir sürü hayalim var ama en çok hangisini istersin dersen; Başım göğsünde,sesinin tınısına bırakıp kendimi oracıkta uyuyacağım günler derim.. Huzurla, Güvende hissederek, Korkmadan, Çekinmeden, Yüzümde tebessümle göğsünde uyuyacağım günler.. Biliyor musun:Sen bana sevginin insanın içini huzurla doldurduğunu öğrettin. Olmadığında içim susuyor, Yüzüm gülmüyor, Neşem benden çooooook uzaklara gidiyor.. Ama sen olunca tam aksi dünyanın tüm gürültüsü susuyor, içimdeki telaşlar sakinleşiyor. Çünkü senin varlığın benim yuvam yokluğun kapı eşiğinde kalmışlık hissi.. Kalbime iyi gelenim, beni olduğum gibi sevenim.. Aksiyim biraz, Huysuzum kabul..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sonsuz hayata giderken sonlu olan mutluluklardan, eğer sonunda mutsuz kalacaksan neye yarar mutlu olman, güzel düşün güzel kulluk et ! Bırak nefsine uymayı artık uyan !
ben sanırım kötü sonlu kitaplar için fazla hassas bir insanım, hayır mutlu son okumaktan hoşlanmadığım için inadına inadına böyle kitaplar okuyup etkisinden çıkamıyorum işte belki o kadar üzücü gelmeyebilir normale göre fakat kürk mantolu madonnayı bitirdim ve bir süre okuyabilecegimi sanmıyorum, kitabın adını gördüğüm gibi içime bir boşluk hissi düşüyor ve kalbim tekliyor, sanırım çok icerledim okuduğuma pişman mıyım, evet, böyle bir son görmek travma etkisi yarattı galiba, halbuki kendimi her türlü kötü sona hazırladığımı sanıyordum kitabın son sayfalarındaki cümleler zihnime kazındı, gitmiyor nasıl kurtulabilirim😭
memento mori
Hayatın koşturmacası içinde kaybolmuş, yapılacak işler listesiyle boğulmuş ve sürekli daha fazlasını isteyenler böyle geliniz. Hepimizin kafasında başarı, mutluluk ve huzura dair büyük hedefler var. Ancak, belki de en çok unuttuğumuz şey, yaşamın sonlu olduğu gerçeği. İşte burada "Memento Mori" devreye giriyor: "Ölümü hatırla." İlk bakışta karanlık bir düşünce gibi gelebilir ama aslında bu benim için hayatı dolu dolu yaşamak için en güçlü motivasyonlardan biri ve her anın değerini bilmek, her nefesin kıymetini anlamak için olmazsa olmaz. Memento Mori'yi entel bir "ortamlarda satarım" kavramından çok günlük yaşamının bir parçası haline getirebilirsin. Sabah uyandığında bir an dur ve uyanma amacını hatırla. Gün içinde koşturmanın, terlemenin sebebini sorgula. Bunaldığın, dertlendiğin anlarda "bunun da geçeceğini" hatırla. Hayatının sonuna gelmiş olsan, neleri başarmış olmak isterdin? Kimlerle daha fazla zaman geçirmiş olmak isterdin? Hangi tutkularını takip etmiş olmak seni mutlu ederdi? Bu düşünceler daha anlamlı seçimler yapmana, daha derin bağlantılar kurmana ve hayatı daha dolu dolu yaşamana yardımcı olabilir. Ölümün farkında olmaktan korkmamanızı öneririm. Bu yaşamın her anının ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır. Bu farkındalıkla, daha tutkulu, daha sevgi dolu ve daha anlamlı bir hayat sürebiliriz. Hikmet Anıl Öztekin
Hayata Dair
Bu aralar ben mutlu son kaldıramıyorum.Sadece bir kitap olduğu gerçeğiyle yüzleşmek istemiyorum.Kendime bir şeyler katmak ve deli gibi kötü son okumak istiyorum.Sanki...kötü son okursam benim ruhuma daha iyi gelecek.Bu nasıl olur ben de bilemiyorum...Bir yandan edebi açıdan hazda almak istiyorum.Daha çok şiir okumak istiyorum...Birkaç sene ki Eylül, zannımca mutlu sonlu bir kitapla kendini kandırıyor ve acılarını böyle örtbas ediyordu.Ben bunu gerçekten istemediğimi fark ettim.Daha önce okuduğum birkaç seri halinde bulunan tozlu pembe kitaplar sadece küçük güzel bir hatıra olarak kalsın...Okuduklarım çok güzel ve inanılası bir yalandı diyelim.