Merkez efendi bir müderris olmanın tecrübesiyle çok güzel ve etkili konuşmakta, bize dersler vermekteydi :
" Musa yenilip yanılıp bir hata işlemiş, bir tokatla bir adamı öldürmüş, katil olup elini kirletmişti, Eli kirlenen musa artık elim işe yaramaz karamsarlığına düşmedi.
Eğer düşseydi elini kaldırıp atması gerekirdi. Oysa musa elini temizlemenin çarelerini aradı. Tövbeye yöneldi, ettiği zulmü Allah'a arz etti, af diledi. Allah da
Onun kirlenen elini rahmetiyle Yed-i Beyza'ya dönüştürüp pırıl pırıl bir el yaptı. imdi, insana düşen, kirleneni atmak değildir, kiri atmaktır! Kirleneni dışlamak değildir, kiri dışlamaktır.Herkes kirlenebilir ama temizlenme imkânı daima vardır. Insandir, nefes sahibidir, günaha girebilir, küfre sapabilir, çamura düşebilir. Peki ama çamura düştü diye onu feda etme hakkımız var mıdır? Allah yaratmıştır madem, öylece bırakamayız, onu alıp yıkamak,
Musa'nın eli gibi pırıl pırıl etmek gerekir."