Ah Gogol.
Gencecik yaşında, hayatının baharında veda ediyor yaşama. Manik Depresif Psikoz hastası Gogol. Ölü Canları da hastalığının tedavisi sırasında yazdığı önemli bir eser. İlk cildi bitirmiş ama ilk cildinde kullandığı karakterlerin çok olumsuz işlendiği düşüncesinden kurtulamamış, bu tipleri biricik Rusyasına yakıştıramamış, ikinci bölümde daha aydınlık bir Rusya için umut olması adına daha olumlu tipler işlemek için çabalasa da başarılı olamamış. Bu durum onu daha buhranlı bir duruma sokmuş, hatta bu durumdan kurtulmak için hacca bile gitmiş. Ama ne fayda krizlerin ardı arkası kesilmemiş. On yıllık emegi olan ikinci cildi atmış ateşe. Bir kısmı kurtulsa da çoğu yanmış ve kitapta yarım kalan kısımlar editörlerce tamamlanmış. Daha fazla dayanamayan Gogol kendini aç bırakarak bu yaşama gözlerini yummuş. Ve ardından bir mektuptan: "Ölmem gerek, Hazırım da buna." satırları kalmış geriye.
Kitabın konusuna gelecek olursak Rusya'da köleliğin hakim olduğu zamanlarda geçiyor romanımız. Generaller, feodaller, rüşvetçi memurlar, toprak sahipleri, köylüler, köleler.. Daha niceleri.. Klasik Rus edebiyatı. Hepsini en detay haliyle işlemiş Gogol. Ana karakterimiz Çiçikov da hiçbir işte dikiş tutturamamış ve kendini kayıtlarda yaşıyormuş gibi görünen ancak ölü olan canları sahiplerinden bir kılıf uydurarak satın almaya, onlar üzerinden para kazanmaya adamış. Kasaba kasaba gezmiş, kendi karakterini farklı farklı göstererek soylu toprak sahiplerini kandırmıştır. Bu döngü içinde dönüşünü ve onu bekleyen sonu okuyoruz kitapta. Toprak sahiplerini de detaylı işlemiş yazarımız. Rus insanı tiplemelerini çok güzel sunmuş okuyucuya. Zengin ama cimri olanlar, toprak sahibi olmasına rağmen sorumluluk almadığı için toprağını enkaza çıkaranlar, hayatı balo balo gezmekten ibaret olanlar,