Dijital Çağda Sahte Benlik ve Varış Yanılgısı: Ergenlik Döneminde Kimlik İnşası, Ruh Sağlığı ve Öze Dönüş Üzerine Otoetnografik Bir Analiz
21. yüzyılın dijitalleşen dünyasında, bireyin kimlik inşası süreci, sosyal medya ve popüler kültür ikonlarının yoğun etkisi altında şekillenmektedir. Özellikle ergenlik dönemi, bireyin 'Ben kimim?' sorusuna yanıt aradığı ve dış görünüşün, sosyal statünün belirleyicisi olarak algılandığı kritik bir evredir.Bu süreçte bireyler, medya tarafından sunulan 'kusursuz' idol modellerini içselleştirmekte ve bu standartlara ulaşmayı bir varoluş amacı haline getirmektedir. Ancak literatürde 'Arrival Fallacy' (Varış Yanılgısı) olarak tanımlanan durum gereği; hedeflenen kiloya veya başarıya ulaşılsa dahi, bireyin beklediği 'tamlanmışlık' hissi gerçekleşmemekte, aksine psikolojik bir boşluk (değersizlik) oluşmaktadır.Bu çalışmanın amacı; dışsal motivasyon kaynaklı (sevilme arzusu, idol taklidi) performans çabasının, bireyin ruh sağlığı üzerindeki negatif etkilerini incelemektir. Bu bağlamda, Ergoterapi disiplininin temelini oluşturan 'Anlamlı Aktivite' ve 'İçsel Motivasyon' kavramları üzerinden, bireyin 'yapmak' (doing) yerine 'olmak' (being) odaklı bir iyileşme sürecine nasıl geçebileceği, otoetnografik bir bakış açısıyla tartışılacaktır.
1.BÖLÜM:KAVRAMSAL ÇERÇEVE
1.1Mutluluk Yanılgısı: 'Arrival Fallacy' ve Hedonik Uyum
Bu bölümde, bireylerin hedeflere ulaşma sürecinde karşılaştığı yaygın bir paradoks olan; "Neden hedefe ulaşınca mutluluk kalıcı olmuyor?" sorusu ele alınacaktır. Bu soru; kilo verme, kariyerde yükselme veya akademik başarı gibi hedefler tamamlandığında, beklenen kalıcı tatmin hissinin neden kısa sürede kaybolduğunu sorgular. Bu fenomeni açıklamak amacıyla, Pozitif Psikoloji literatüründe Tal Ben-Shahar tarafından tanımlanan