Arthur Schopenhauer'un Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar adlı eseri, filozofun insanın daha huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesine yönelik düşüncelerini aforizmalar ve kısa denemeler halinde bir araya getirir.
Kitap; insanın karakteri, mutluluk anlayışı, zenginlik, şöhret, toplumsal ilişkiler, yalnızlık, çalışma hayatı ve yaşamın farklı dönemleri gibi birçok konuya değinir. Schopenhauer, mutluluğun büyük ölçüde insanın iç dünyasına ve beklentilerini yönetebilmesine bağlı olduğunu savunur.
Sade ve akıcı bir anlatıma sahip olan eser, felsefeye ilgi duyan okurlar için Schopenhauer'un düşünce dünyasına giriş niteliği taşırken, yaşam üzerine kaleme alınmış en bilinen klasiklerden biri olarak da kabul edilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Empati ve başkalarının duygu/düşüncelerine saygı duymak hakkında bir hikâye. 5-6 karakter bir arada. Bu da çocukların farklı karakterleri bir arada görüp karşılaştırabilmesi açısından güzel. Mesela Küçük Bayan Buyurgan'la Bay Güçlü'nün farklı tavırları... Birkaç farklı olayla arkadaşlığın önemi de vurgulanıyor hikâyede. Ayrıca farklı olmanın, herkesin farklı şeylerden hoşlanmasının kötü olmadığı da. Serinin diğer kitaplarına göre daha zengin bir içeriği var. Yine aralarda sorular... Kitap bu yönüyle özellikle duygu-düşüncelerini ifade etmekten çekinen çocuklar için teşvik edici olabilir. Anaokulu ve ilkokul düzeyinde sınıfça okunup üzerine konuşulabilir. Arkadaşlarını rahatsız eden çocuklara da kendi sınırlarını koruyamayan çocuklara da güzel mesajlar verebilir. Beğendim, hem ev hem okul kitaplığında bulunması faydalı olabilir.
Evet size nasıl yardımcı olabilirim?
Şeyyy sanırım biraz depresif çokça hassasım…
Kafam, rastladığım güzel yazılarla dolu ama güzel insanlar bulmak zor. Çünkü güzel bir insan olmak çok zor bir süreç.
İnsanın doğarken sahip olduğu karakter özellikleri bir kenara, seneler içinde biriken bütün düşünce ve tutumları değiştirmek de zor…
Işık ve karanlık aynı şeyin birer parçası. Hayatımız boyunca bir mutluluk bir mutsuzluk deneyimleriz, dans edercesine. O yüzden pes etmeyip devam ettiğimiz sürece, gözyaşlarıyla da kahkahayla da dolu anlar yaşayacağımız kesin…
Üzgün ve belki de pek çok yıkım yaşamış olan ya da zar zor kontrol ettikleri bir anksiyeteyle günlerini geçiren okurlarımıza şunu demek isterim: Umarım içinizdeki görmezden gelinen, farklı sese kulak verirsiniz. Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan tteokbokki de isteyebilir.
Yazarın 12 haftalık bir süre boyunca psikiyatristi ile yaptığı seanslardan oluşan kitaba ve sosyal medyada yükselen terapi dalgasına dadanıyor; iyileştirmese de yola devam ettiren umudun peşinden gidiyoruz. Zira bir terapi seansının kayda alınması, tarafların buna izin vermesi yaygın bir durum olmadığı gibi etik açıdan da tartışmalı bir durum. Dikkat çekici ismi, konusu, yazarın özgün tarzı kitabın bu kadar çok okunmasının başlıca nedenlerinden.
Tteokbokki yerine sizi hayata bağlayan herhangi bir şeyi koyabilirsiniz. Umut bir yerlerde. Bazen birileri için de bir tabak tteokbokki’de olduğu gibi.
Özgürlük, insanlık düşüncesinin ürünüdür. Edebiyat-ı şahiha (Yalın Edebiyat) sözünü kullanmayı seven Namık Kemal, romantizmin etkisinde ve divan edebiyatının karşısındadır. Namık Kemal, romanı gerçekleşmemişse bile gerçekleşmesi mümkün olan bir olayı ahlaka, geleneklere, duygulara ve olasılıklara uygun ayrıntılarla anlatmak diye tanımlar; tiyatroyu, insanlığın durumunu anlatan eğlencelerin en faydalısı diye niteler. Gülnihal, Namık Kemal’in ikinci tiyatro eseridir. İsmet ile Muhtar birbirini seven iki gençtir. İsmet’in dadısı Gülnihal ile mutluluk içinde yaşamaktadırlar. Ancak, amca çocukları olan sancak Beyi kaplan Paşa, çok zalimdir. Halka yaptığı zulüm ve işkencelerle tanınmaktadır. Olaylar, çeşitli entrikalarla devam eder.
Yabancı Yayınları ile biz okuyuculara ulaşan #kocamınkarısı #alicefeeney tarafından kaleme alınıyor. Ne yaptığını biliyorum, taş kağıt makas eserleriyle sevdiğim kalem bu eseriyle de ağızda ayrı tat bıraktı. Eserde birçok anlatıcı diliyle olaylara şahit olurken ters köşelerde vay be yok ya hadi canımlar ağızdan dökülüyor. Zengin kocasıyla güzel bir evde minik kasabada ikamet eden bir kadın yürüyüşten döndüğünde anahtarının kapılarını açmadığını ve dahası kapıyı çaldığında kendisinin kopyası bir kadının kapıyı açtığını görür. Kocası o kadına karım diyerek gerçek karısının hafızasını zorlar. Sonrası kendini ispatlamaya çalışması, polisin devreye girmesi ve olaylarla bağlantısı, dedektif kişinin geçmiş ve gelecekle sürpriz ilişkili çıkması...Hangisini spoi vermeden anlatayım bilmiyorum ama her karakter başlı başına sır arkadaş. Çözülmeyi bekleyen kocamın karısı hakkını alacak mı? Bu kişi gerçekte kim? Her şey kurgu mu yoksa kadın akıl hastası mı?
Keyifli bir eserdi, tavsiye ederim.
Verilmek istenen mesaj:
"1.Ölüm tarihini bilmemek en büyük rahatlık, yaşarken ânı doyasıya sevdiklerinle dolu dolu yaşayabilmeli.
2.Gözü kapalı kimseyi yeterince güvenmeden evine sokma özellikle karşı cinsi."
~
"Hiçbir mutluluk ebediyen sürmezdi. Hiçbir keder de ebediyen sürmezdi ve zaman boşa harcanmayacak kadar değerliydi."
~
"Her bir dakika süratle "geçmiş" olurken bir insan nasıl ânı yaşardı?
"Şimdi" dediğimiz şey, gelecekteki geçmişin ta kendisiydi."
~
"Hepimizin görünmez yaralarla inşa edildiğine inanıyordum; kalp kırıklıkları, utançlar, pişmanlıklar ve hüsranlar üst üste dizilerek bizi daha güçlü ve sağlam hale getirirlerdi."
Reklam değil.
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026146 okunma