Kimle mutlu olacağını sanıyordu ki...
Anlamadığı şey şuydu? Kokusu çoktan ele gitmişti ve adam biliyordu... Kadın, kendini mutlu sanıyordu... Ama bilmediği şey; o da artık herkes gibi sıradandı... Ve artık sıradan kalacaktı. -Günlükler'den
En güzel sevgilerle sevilirken örnek almak yok mu yani?
Bugün sevgi ile bir gönderi gördüm. Bunda da ölçüsüzdüm. Ve sevgi en kutsal duygu. Üzerinde çok çalışmıştım: saflaştırmak ve güzelleştirmek için. Her şeyin seviye seviye olduğu yerde sevgiyi ya da başka duyguları tek seviye sanmak çok komik olurdu. Ayrıca kim sevilmek istediği gibi sevmeyi öğrenirdi ki, her şeyi en üste taşımayı?.. Özellikle standart olarak dahi doğru düzgün hiç sevilmemişken. Sevgi adı altında sürekli yara alıp ihanete uğramışken, tabi ki de ben. Kitap indi diye anlamadan okuyan insan, burada doğmuş diye kendini de anlamadan geçen insanla aynı. Bendeki öğrenme isteği, sevgisi ve ilgisi her şeyeydi özellikle bilinmeyi gerektirilmeyenlerden sayılanlara ekstra. Her şeydeki sevgileri gözlemliyordum, güzelini katıp çirkinini ayırıp atıyordum. Özüne inmeye çalışıyordum; sadeliğine, gerçekliğine... Bir de ortada aşk yokken olunca anlamak için nasıl da hevesli ve meraklıydık çünkü gayette aşkın meyvesiyiz. Ve ebeveynlerimiz gibi olmaya (en azından bazı şeylerde) can atardık. Yaşamadan önce bilmek isterdim, bilmeden yaşamak farkında olmamak ya da kaçırmak gibi bir şeydi. Bir de korkunçtu da. Sevgi, gözü kör eder sözü mesela. Aklı işlevsiz bırakacak sevgiden Allah korusundu mesela. Aklı seviyorum çünkü. Çatır çutur sınır dizerken ortada olamazsa ne anladık bu işten? İkisi kullanılarak sevilemez sanki? Tek tarafa ağırlık verme huyum yoktur; ikisinin bir aradalığı daha doğru ve daha güvende hissettiriyor. Hayır bir de beyne ve ahlaka çok önem ve değer veririm. Ve bu yüzden çocukken de olsa sevemeyeceğimi düşünürdüm. (: Sevmek uğruna kör edecek göz yok, severken yumacak göz de. Ki Allah affetsin ama çoğu aptallık körlere bile görünürken işim yaştı. Neyse deyip işi büyümeye bıraktım. Bir de kariyer odaklıydım. Notlarım değerliydi. Sevgilisi olanları görünce "Niye

Asra Zifir

@Kara_Orumcek_Zambagi
·
Denge Arayışı ama pek bulamayış
Kendimi az çok bildim bileli pek dengem yoktu ama genelde aşırılık vardı. Ve bu ne olursa olsun. (: Üzülmek, sevinmek, umut, karamsarlık vs. hep en uçlarındaydım. Bir sınırdan sonrasında ise yine az halim yoktu: Hiçlik vardı. :) O yüzden arası bozulduktan sonra konuşabilen ya da yüz yüze bakabilen insanlara hep şaşırırdım açıkçası. En kötüsü: Yüz yüze gelmek zorundayken dahi onların hiçbir şey olmamış gibi davranabilmeleri. Yüzsüz olabilirler saygı duyuyorum ama ayıbı ya da hadsizliği olmuş olan insanların telafisiz nasıl hayata devam ettiği de meraklarım arasındaydı. Çünkü ben cansız zannedilen eşyalarda dahi bir telafi arayışındaydım. Ki o tarz insanlar genelde sıradan da değil, sözde bize değer verenler oluyor. Ve bir çöp gibi hatta ondan da değersiz muamele gösteriyorlardı, şaka gibi. O kadar mide bulandırıcı ve iğrenç geliyor ki yüzleri hayatımda görebileceğim en tiksinç şey gibi geliyor ve cidden yüzümü buruşturuyordum. Kendimi "dengesiz", "ayarsız" vs. diye nitelendirdiğimde sonralar da asıl sorunun "normal" olarak ele alınmışlar olduğunu gördüm. Benim vicdanım bir olumsuz yüzde veya ses tonunda dahi beni uyutmaz: Kafamı koyup gözden geçirirken belki yoğunluktan arka plana attığım şey "Şuna şöyle yaptın ve haksızdın. Düzeltmedin ki nasıl uyuyacaksın, uykunda ölüp ölmeyeceğin bile belli değilken nasıl uyuyup ertelemeyi göze alırsın? Kendine yakıştırıyor musun, Allah seni her an gözetirken bu yanlışını görmediğini mi sanıyorsun? Düzelt sonra ne yaparsan yap." şeklindeydi. Dışarıdan çok ters, dediğim dedik, umursamaz, donuk, gıcık, belki ruh hastası modumdayken dahi dikkatli olmaya çalışırdım: Belirdiğim bir standartlık durumu vardı ve yabancı olan herkese o modu yansıtırdım. Sanırım ölçüyü nadiren başardığım en güzel olaylardan biri de bu. Biraz saldırgan
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
DOĞA AHLAKİ DEĞİLDİR
Bireylerin sürülerinden uzaklaşması durumu pek çok hayvanda benzer şekilde görülür. Özellikle çiftleşme dönemi geldiğinde bulunduğu grubun belli üyeleri farklı topluluklara yönelir. Bu davranışın temel amacı, ensesti yani yakın akraba çiftleşmesini önlemek dolayısıyla genetik çeşitliliği korumaktır. Bu durum ise evrimsel biyolojinin en hayret verici noktalarından biridir. Çünkü görünüşte bilinçli gibi davranan bu durum aslında sadece doğal seçilimden doğmuş bir adaptasyondur. Hayvanlar “anneyle çiftleşmeyeyim” diye düşünmezler. Ancak doğal seçilim, tesadüfi olarak yakın akrabayla çiftleşmeyen bireylerin soyunun daha sağlıklı olduğunu fark ettirir. Bu durumsa sonuçların seçilim üzerindeki etkisiyle ortaya çıkar. Yakın akrabayla çiftleşenlerin yavruları daha zayıf olur, hastalıklara daha açık ve bağışıksız hale gelir. Hatta yavrular ölü doğar. Buna karşılık farklı gen havuzlarından gelen eşlerle çiftleşenlerin yavruları daha güçlü olur ve hayatta kalma olasılığı artar. Evrimsel biyoloji bu şekilde işler ve doğal seçilim sadece güçlü soyları korur. Uzun vadede, ensest eğilim göstermeyen, yani tesadüfen sürüden uzaklaşma eğilimi olan bireyler daha çok yaşar. Böylelikle de daha çok ürer. Bu davranışı destekleyen genler, nesilden nesile aktarılır ve böylece sürüden uzaklaşma eğilimi popülasyonda aslında bilinçliymiş gibi yayılır. Doğada bu süreç sanki akıllıca planlamış gibi görünür, ancak aslında bu, milyonlarca yıl süren deneme-yanılma ve elenme sürecinin bir ürünüdür. Sürüden ayrılma davranışı öğrenilmez; genetik olarak kodlanmış bir içgüdüdür. Bu içgüdü, milyonlarca yıllık doğal seçilim sürecinde ensesti önleyen bir adaptasyon haline gelmiştir. İnsan türü de tıpkı diğer memeliler gibi, yakın akraba çiftleşmesinin genetik zararlarını evrimsel süreçte öğrenmiştir.
Evrim
İYİ MİSİN
Hani soruyorsunuz ya üzgün insanlara noldu niye üzgünsün neyin var İYİ MİSİN diye . Hep gülen insanlara da sorun belki onlar mutlu oldukları için değil acılarının üstünü kapatmak için gülüyorlardır belki dışardan kahkaha atarken içleri kan ağlıyordur onlarada sorun İYİ MİSİN diye onlarada sorun .
Kimsenin konuşmadığı bir şey var: İnsan bazen mutlu değildir. Ama mutsuz olduğunu kabul edecek kadar da dürüst değildir. Sence insanlar en çok neyi kendinden saklar?
Çok gülen insanları çok mutlu sanıyordum önceden Şimdi anladım neden böyle olduklarını İnsan ağlayamadığı zaman her şeye gülermiş
Duygu ve Düşünce