Bir sohbet sırasında sıradan gibi duran bazı sözler var… Küçücük, önemsizmiş gibi görünen ama aslında içimize bırakılan minik zehirler.
O an fark edilmiyor belki.
Gülünüp geçiliyor, kulaktan girip kaybolduğu sanılıyor.
Ama zaman geçtikçe o sözler, sinsi sinsi zihne yerleşiyor; düşünceleri, duyguları ve hatta insanın kendine bakışını bile ele geçirebiliyor.
Çünkü bazen en derin yaralar, bağırarak söylenen sözlerden değil;
fısıldanarak bırakılan cümlelerden doğar.