Yine oldukça akıcı ve güzel bir hikaye ile karşımızda Matt Haig. Son zamanlarda peş peşe Haig kitapları okuyorum ve bundan hiç pişman değilim. Bu seferki hikaye bizi zamanda yolculuğa çıkarıyor ve yaşayan ayaklı bir tarih kitabıyla tanışmamızı sağlıyor. Neden tarih kitabı diyorum okuyunca anlayacaksınız.
Spoiler vermeden anlatması oldukça zor bir hikaye olsa da, elimden geldiğince heyecanını kaçırmadan size özet geçmek istiyorum. Baş karakterimiz Tom Hazard adında bir tarih profesörü. Kendisi çok yaşlı, ama gerçekten çok çok yaşlı. Öyle ki, Shakespeare'den Fitzgerald'a pek çok kişinin döneminde yaşamış, farklı yüzyılların havasını solumuş ve şimdinin Londra'sında öğrencilerine tarih dersi veren bir profesör. Bu nasıl oluyor derseniz, ortada bir zaman makinesi yok elbette fakat nadir görülen bir hastalık var. Tom Hazard çok geç yaşlanıyor (bomba patlattım ama ne yapalım). İşte böyle bir hikayenin içine çekiliyorsunuz kitabı okurken.
Hikaye, Tom Hazard'ın soyut olarak kendini somut olaraksa kızını bulmaya çalıştığı yolculuğunu anlatıyor bize. Öyle bir yolculuk ki yüzyıllar sürüyor sadece.
Bu hikayeyi okurken yüzyıllar boyunca yaşasam nasıl olurdu diye düşünmüş müyümdür? Elbette! Çağımızın yaşlanmaya savaş açtığı düşünülürse, çoğu kişi tarafından dört elle sarılacak bir fikir bu bana kalırsa. Ben işin genç ve güzel kalayım kısmından ziyade, uzuuuun yıllar yaşasam yüzlerce kitap okurdum kısmına heyecanlandım orası ayrı tabi. Keyifli okumalar herkese...
Not: Kitap, Benedict Cumberbatch tarafından dizileştirilecekmiş. Merakla bekliyorum.