Siz an’ı yaşadığınızı hissedene kadar, o an çoktan uçup gitmiştir. Duyulardan gelen bileğinin eş zamanlı hale getirilmesi için ödediğiniz bedel, bilinçli farkındalığın fiziksel dünyanın gerisinden gelmesidir. Bu, bir olayın gerçekleşmesi ile onu deneyimlememiz arasındaki aşılmaz boşluğu temsil eder.
Görmek, fotonların beyinde görme korteksi tarafından doğrudan yorumlanabilmesi demek değildir; bu deneyime büyün vücut dahil olur. Beyne gelen sinyaller, ancak alıştırmalar yoluyla anlam kazanır; bunun içinde sinyallerin, hareketlerimiz ve onların duyusal sonuçlarıyla ilgili bilgilerle eşleştirilmeleri gerekir. Beynin, görsel verilerin gerçek anlamlarına ilişkin doğru yorumlar yapabilmesinin tek yolu budur.