Nasıl da tuhaf, gönül çelen, insanı alıp götüren harika bir sözcüktür şu yol sözcüğü!.. Ve yol denen şeyin kendisi, nasıl da büyüleyici, göz kamaştırıcıdır!
Tolstoy 1856’da Valeria Arseneva adlı kendisinden yaşça küçük bir kızla ilişki yaşar, Aile Mutluluğu da 1859’da kaleme alınır.
Evlilikte kuşak ve karakter farkının tolere edilemeyecek sıkıntıları nasıl doğuracağını işlemiş Tolstoy. Henüz hayatının başında olan Marya Aleksandrovna’nın hayata bakışı dinamik, gençlik enerjisi taze. Sergey ise mevcut durumunun ve hayattan beklentilerinin gerçekçi bir şekilde bilincinde olan bir adam. Ancak birbirlerine duydukları aşk karşı konulamaz hale gelince evleniyorlar. Acımasızca geçip giden zaman, onlara düğün hediyesini veriyor: hayatın gerçekleri.
“Marya, Sergey Mihaylıç’a gerçekten aşık oldu mu?” sorusu zihnimde döndü açıkçası. Marya ile karşılaşsaydım sanırım halini bir gençlik hevesi, yaşının getirdiği kıpır kıpırlık gibi düşünürdüm, iyi düşünmesini tavsiye ederdim. Ama zaten o da beni dinlemez, kendi bildiği yoldan giderdi. Sergey daha öngörülü yaklaşıyor mesela. “Siz henüz yaşamadığınız mutluluğu belki bir başkasında aramak istiyorsunuz ve belki onu bir başkasında bulacaksınız. Beni sevdiğiniz için şimdi size mutluluk buymuş gibi geliyor.” cümlesinde bunu görebiliyoruz.
Hayata, ilişkilere yöneltilecek keskin, tat kaçıracak sorular vardır. Konuşmaktan kaçılır, ancak asıl lazım olan o soruların cevaplarıdır. Bu kitap bana bu soruları anımsattı, belki sonu tahmin edilebilecek bir olay örgüsü gibi görünse de bir karakterin ruh halinin çok temiz bir şekilde işlenmesiyle, buraya yazamadığım birçok güzel alıntısıyla “duygusal ilişkilere dair okunabilecek” isabetli kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma