10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:41
Çocuğunuza sağlam bir kişilik kazandıracak KÖKLER, Onları yaşamda yükseklere uçuracak KANATLAR! Güçlü ve özgüvenli bir evlat yetiştirmek için uygulamaya ve sorun çözmeye yönelik 10 temel anahtar! Hiçbirimiz mükemmel değiliz, o kadar mükemmelliğe olağanüstülüğe sahip olsak insan olmazdık. Ama şu da var ki öğrenme erdemini de taşıyıp yapabildiklerimizin en iyisini yapma gücünü ve bilincini taşımalıyız. Bu eser de ebeveynler olarak bilmediğimiz yapmamız gerekenler veya bilip yanlış yaptıklarımız üzerine rehber niteliğinde. Okurken bunu yapmamalıymışım deyip vicdan azabı duyduğunuz/muz veya artık şunu da şöyle yapmalıymışız dediğimiz yerler çokça olacak önemli olan bunlardan ders çıkarabilmek. Kitabı okurken hem kendime özeleştiri yaptım, hem çevremi düşündüm hem de sosyal medyada, haberlerde gördüğümüz küçücük çocuklarını vahşetlerini, küçük çocukların bu yaşta bunları da yapar mı dediklerimizi gözönüne getirdim. Bir çocuğu doğduğu zamandan, küçük yaştan itibaren nasıl yetiştirdiğimiz, onlara ne zaman HAYIR diyebildiğimiz, gün olup da çocukların doyumsuzluklarından, bitmek bilmeyen isteklerinden, bencilliklerinden, narsistliklerinden ve aklıma gelmeyen her gün şaşırarak duyduğumuz birçok olaydan bahsederken o çocuğun nasıl böyle birine dönüştüğünde bakmak en önemli soru olsa gerek... Her ebeveynin okuması gereken sağlam KÖKLER, sağlam KANATLAR için...
Kökler ve KanatlarKudret Eren Yavuz · Hayy Kitap · 201735 okunma
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Gabriel García Márquez Yüzyıllık yalnızlık içinde sadece Buendia ailesinin yalnızlığını anlatmaz 1928 yılında Kolombiya’da yaşanan "Muz Katliamı"na kendi tarzıyla selam verir. Gücü elinde tutanların toplumu nasıl şekillendirdiği ve tarihi yeniden yazabildiği hatta hiç yaşanmamış hale getirebildiğini Jose Arcadio Segundo'nun üzerinden betimler. "Jose Arcadio Segundo, cesetlerle dolu bir trenden atlayıp Macondo’ya geri döndüğünde dehşet verici bir gerçekle karşılaşır: Katliamı kendisinden başka kimse hatırlamamaktadır. Resmi tarih ve medya, "Burada hiç muz işçisi ölmedi, herkes evine mutlu döndü" yalanını yaymış, tüm kasaba halkı da bu toplu amneziyi (hafıza kaybını) kabullenmiştir." ​Macondo’nun tozlu sokaklarında üzerimize karanlık bir hüzün olarak yüklenen yüzyıllık yalnızlık aslında insanlığın yalnızlığına dem vuruyor. Rüya,kehanet ve gerçeğin birbirine karıştığı bir evren Macondo.Nobel ödüllü başyapıt aynı zamanda en çok yarım bırakılan kitaplardan biri tavsiyem özellikle baştaki soy ağacını dikkatle incelemek okumanızı kolay hale getirecektir.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Reklam
Murakami okumayı düşünüyorsanız sövgüme bi bakabilirsiniz .d
Puan vermedi
Hani Avrupa'nın en prestijli sanat galerilerinden birinde sergilenen bi muz tuvali vardır ya, Murakami de günümüz edebiyat dünyasında o muz portresini temsil eden kişidir diye düşünüyorum. Yani insan bir kitabını okur ve bu lafı derse belki önyargı, belki de anlayışsızlık diye yorumlanabilir, buna okeyim. Ama aynı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra da da aynı şeyi derse burada cidden düşünülmesi gereken bir şey vardır. Ben şahsen Murakami'nin günümüz çarpık sanat ve edebiyat anlayışının bir ürünü olduğunu, o "ne yaptığını çok iyi bilen yazar!" sloganının altında da safi fos bir ezik olduğunu düşünüyorum. Murakami resmen amerikan "üstkimliği" psikolojisinin altına kendini yatırmış, komplekslerinin farkında olmayan, ezik bir temcit pilavcısı. Metinlerinde hep aynı konular ve kelimelerin altında da aynı zihniyet var: cinsellik, etik dışılık ve kompleks. Peki diyelim, belki bu aykırılıkları zekice birbirine bağlamıştır, bu kadar ünlü ve emin olunan bir yazar olduğuna göre bunları ustaca bir bağlamla sunuyordur diyorsunuz, "o seks ama aslında seks değil, rüya ama rüya değil, tecavüz ama tecavüz değil işte" lafları ve anlatılarının herhalde beklenmedik, alışılmışı bozan ve mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi vardır diyorsunuz, sayfalarca safi bu konular üzerinden dönen mevzuları okuyor duruyorsunuz, ama sonra bir bakıyorsunuz hiçbir bağlam yok. Yazar meğerse safi yazıp geçiyormuş. Olaylar bildiğin sebep sonuç ilişkisinden bağımsız. Hadi onu da sktir ettik diyelim, belki bize başka bir bağlam sunar diyorsunuz, yok. yazar onu da vermiyor .d sadece şu var "her şey inanılmaz elit, bak ara sıra çoh ilginç karakterlerle sizin iştahınızı da açıyorum, ara sıra yunan tragedyasına dokunduruyorum (sebep sonuç arıyosanız bu sayın iştee) filan..." Ya bu arada o ilginç
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Yüzyıllık Yalnızlık Eser İncelemesi
Puan vermedi
Yüzyıllık yalnızlık sadece bir hikaye değil, insanlık durumunu ve toplumsal hafızamızı yansıtan ilginç bir yapıttır. Yazar, kendi çocukluk anılarından esinlenerek hayali bir kasaba kurgulamıştır. Hiçbir yere çıkmayan, hayali yolculuğumuzda bile kasabadan, başka yere doğru yürüdükçe gerçek dünyadan uzaklaştığımız, kaybolduğumuz düşsel bir mekan yaratılmış. Yazar mekanı öyle kurgulamış ki, okuru özgür bırakmak yerine sadece onun istediği yerlere gidilmesine olanak tanımış, onun yaratmadığı yerlerde ise boşluğa düşüyoruz, hayali coğrafyayı kendi fiziksel coğrafya imgelemimizle devam ettiremiyoruz. Jose Arcadio Buendia ve karısı Ursula böyle bir coğrafyaya gelip yeni bir hayat kurmak amacıyla Macondo kasabasını inşa ederler. Her şey saf, doğal, temiz ve el değmemiştir. Zamanla kasaba genişliyor, ailenin çocukları oluyor ve kasabaya farklı yerlerden çingeneler geliyorlar, yanlarında daha önce görmedikleri eşyalar, araç gereçler, gösteriler, ritüeller ile birlikte. Ve tabiki Melquiades. Bu yenilikler Arcadio'nun ilgisini çekiyor ve merak duygusunu tetikleyerek atölyesinde günlerce, haftalarca sadece onunla ilgilendiği icatlar, keşifler üzerinde çalışmaya başlıyor. Bu hikâyenin o kadar büyüleyici, o kadar acayip bir akışı var ki; zaman bu kitapta bildiğimiz gibi düz bir çizgi hâlinde ilerlemiyor. Adeta kendi kuyruğunu ısıran bir yılan gibi sürekli bir sarmal çizip duruyor. İsimler bile hep aynı: José Arcadio'lar, Aureliano'lar, Amaranta'lar nesilden nesile aktarılıyor. Sanki her yeni doğan çocuk, bir önceki kuşağın kaderini, hatalarını, suçluluk duygusunu ve en önemlisi de yalnızlığını miras alıyor. Mesela ikinci kuşağın en çarpıcı karakteri Albay Aureliano Buendía'yı düşün. Adam tam yirmi yedi kere isyan bayrağı çekip iç savaşa katılıyor ama hiçbirini kazanamıyor. Çünkü
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
10/10
·48 syf.··
2026 23. kitabı
Yenilenebilir Enerji: Doğanın Bitmeyen Gücü "Yenilenebilir enerji; güneş, rüzgâr ve su gibi doğanın kendini sürekli yenileyen kaynaklarından elde edilen temiz ve tükenmeyen enerjidir." Gönül heybemizin minik dostları, merhaba! Mina'nın eğlenceli ve öğretici maceralarına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Çatıdaki cama benzeyen, yatağı andıran o şeyler acaba Pamuk Prenses'in evi mi, yoksa bir güneş paneli mi? Hayal gücü geniş Mina'mız yine yeni şeyler öğreniyor. Bu kez dedesiyle yaptığı sohbet sayesinde yenilenebilir enerjinin doğadan gelen güçlü ve temiz bir hediye olduğunu keşfediyor. Siz de onların sohbetine katılmak ister misiniz? Bunları Biliyor Muydun? Yenilenebilir enerji kaynakları; hidroelektrik, jeotermal, güneş, rüzgâr, biyokütle, gel-git ve dalga enerjisidir. Güçlü bir rüzgâr türbini yüzlerce evin elektrik ihtiyacını karşılayabilir. Muz kabukları ve bitki atıkları enerjiye dönüştürülebilir. Buna biyokütle enerjisi denir. Doğada enerji üretimi sadece insanlara özgü değildir. Bitkiler güneş ışığından yararlanarak enerji üretir. Hatta yeşil deniz salyangozu bile fotosentez yaparak kendi enerjisini üretebilir! Doğayı korumanın ve geleceğimizi aydınlatmanın yolu, onun bize sunduğu temiz enerjiyi tanımaktan geçiyor.
Yeşil Kalkan: Gökyüzünün BataryalarıTuğba Soydan · Çınaraltı Yayıncılık · 20269 okunma
Puan vermedi·44 syf.·
2026 72. kitabı
Endonezya'nın 175 bin adasından biriymiş Bali. Kitapta mı hata var, seslendirmede mi bilemedim. Gerçekçi gelmeyince baktım, doğru sayı 17500-18000 civarı galiba. Çok da önemli değil ama şaşırtıcı. Bali kültürü hakkında detaylı ve hızlı anlatıma sahip bir kitap. Çocuklardan ziyade yetişkinler için daha güzel bence. Çok fazla bilgi var. Çocuklar için aşırı. Ayrıca kültür sorunu... Öncelikle kendi inanç ve kültürünü benimsememiş çocuklar için uygun değil kanaatimce. İçeriği çok zengin ama. Görselleri de öyledir muhtemelen. Sonunda Bali hakkında ayrıca bilgiler var. Hikâye hızlı aktığı için bu kısmın olması önemli bir detay. Bali'de çocuklara kaçıncı çocuk olduğuna göre sırayla 4 ad veriliyormuş. Beşinci çocuktan sonra sar başa. :) Çok garip. Çocuklar için önermiyorum ama yetişkinler için eğlenceli, kültürel anlamda çok zenginlik katacak bir kitap. Kurgusu ise şöyle; her gece bir oyuncağıyla uyuyan Bora o gece de maymununu seçer. Maymunu da onu memleketi Bali'ye götürür, Bali'yi gezdirir, ailesiyle tanıştırır. Kurgusal olarak da hoş. Gerçek mi değil mi siz karar verin, diyor. Kitabın sonunda Bali'de muz topluyorlar, sabah Bora'nın yatağında muz kabuğu buluyor annesi. :)
Biz Dünyayı Çok SevdikSenem Kurt · Tekir Kitap · 20193 okunma
Reklam
Reklam