Muzaffer izgü ve kahramanları
Kuzguna yavrusu zümrütüanka görünürmüş
Muzaffer izgü
İnsanları öyküleri ile güldüren değerli kitap ve kalem ehli yazarlarımızdan olan Muzaffer izgü aynı zamanda iyi bir öğretmen ve usta bir hiciv ustasıdır yazarın eserleri defalarca yeşil çam
ekranına taşınmıştır en ünlü filmi aynı zamanda Kemal Sunalın oynadığı öğretmen adlı filmdir bu filmde yazar köyden kente göçü bir insanın şehirde nasıl kaybolduğunu o kemal sunalın eşsiz
sanatkârlığı ile ekranlara taşır her evladın annesi için bir zümrüdü anka kuşu olduğunu söyleyen yazar belkide en büyük hatamızın bu olduğunu ifade eder bir annenin evladı kuzgun olsa o zümrüdü
anka kuşuna benzetilebillirmi Hz Muhammed efendimiz kızım fatma hırsız olsa onun elini keserim buyurur ve yine her çocuğun islam fıtratı ile doğduğunu bu ahlâkın ise yine aile sayesinde
korunduğunu ifade eder efendimiz SAV Perişanım,berbatım,halim duman diyen Muzaffer izgü hikayelerinde perişanlığı berbatlığı anlatır ve biz onun hikâyelerinde ağlanacak perişanlığımıza berbat halimize
güler geçeriz eserleri ve yazım tarzı Aziz Nesine benzetilen yazar birbirine rakip olarak görüldükleri için Aziz Nesin tarafından pek sevilmez Muzaffer izgünün öykülerinin kahramanları içimizdendir kimi zaman işportacı kimi zaman simitçi
Muzaffer izgü lüp lüp makinası
biz yazarların resimleri, öyle artist resimi gibi gün aşırı gazetelerde boy göstermez. Yalnız, büyük bir başarı kazandığımız, ya da öldüğümüz zaman basarlar resimleri
İşte, bu da bizim için ayrı bir övünç.
Lüp Lüp Makinesi
Ayşe Karakuş
Ayşe Karakuş
Lüp lüp makinası öykü severler tarafından okunması gereken kitaplardan biri her gün karşılaştığımız yok olan insanların o trajik ve dram dolu hayatları büyük bir gülmece ustalığı ile siz okurları bekliyor yazar
hayatlarının kimsenin 1000Kitapbir küçük şehrin kelebek ömürlü şairleri"Sen aziz şehrim,
Uykusuz yaşadığımı bilmelisin.
Bütün işçilerin
Saçak altında uyuduğu bir saatte,
Ben mızıka çalarak geçiyorum sokaktan.
Sen aziz şehrim,
Ellerim gözlerim kadar benimsin."
-
Rüştü Onur
Sizlere Rüştü Onur’un şehrinden bir parça bahsedeceğim bugün. Şairlerin fırsat buldukça taşını, toprağını, dağlarını ve kömürünün karasını övdüğü o şehirden; minareler boyu toprak altına kazmalarıyla, kürekleriyle, lambalarıyla; ciğerlerinde kömür tozuyla, yüz kuruş yevmiyesini almak için o toprak altından çıkıp çıkamayacaklarını bilmeyen “bir acayip mahlukların” şehrinden bahsedeceğim. Kömür kokan şiirlerin sardığı, ağıtların şehri Zonguldak’tan.
Siyah akar Zonguldağın deresi
Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası
Fazıl Hüsnü Dağlarcaya göre Zonguldak bir aç Türkiye’dir. O “bir acayip” Zonguldak’ın insanlarına ise şöyle hitap eder şair: “Tanrı yeryüzünündür, bir pay düşmez sana, / Sen yeraltındasın, Tanrısızsın, anlasana.”
Ben ağıtlar şehri derim Zonguldak için, ağıtlara yakın durduğundandır bu Zonguldak şehrinin. Tıpkı Mehmet Başaran’ın dediği gibi:
Islak tüyleri değer vücuduma
Ölümün ve yalnızlığın
Yüreğimin sesi dağları oyar
Paydosa doğru her fısıltıyla
Haber sorar geride kalanlardan
Gayrı hiç dışarıya çıkmayan arkadaşlar
Bastıkça basar omuzlarıma
Dünyanın ağırlığı
Ağıtlara yakın durur Zonguldak
Kanımı süzer uzak akşamlar ŞiirŞimdilikMuzaffer Tayyip Uslu · Yapı Kredi Yayınları · 20131,266 okunma