3/10
·352 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 13:36
This book had been showing up on my YouTube for a long time, and from what I understood, the reviews weren’t very positive. I wanted to read it without being influenced by any opinions and decide for myself after finishing it—but I can say this: from the very first chapter, I was like, what am I even reading? Is it possible to not connect with a single character? They were all boring, like robots with just one assigned role. You’ll be the best friend, you’ll only exist for one chapter. Some things were way too obvious—for example, I immediately understood that the letter wasn’t from the mother. And then there were those birdcages, and the ring inside the cage… I don’t know, there was absolutely no chemistry between the two main characters. Zero romance. And honestly, we didn’t even get a proper “second chance” story. Blair felt like a teenager, and Declan was just… unclear as a character. The “just friends” trope also felt pointless. And for example, the whole Lottie situation felt rushed and underdeveloped. Honestly, I’ve realized not everyone is meant to be a writer—but if you already have a fanbase, becoming one seems pretty easy. I really wanted to like this book, but it didn’t even give the rom-com vibe I was hoping for. I only kept reading just to finish it, because from beginning to end, everything was so predictable. Somehow their problems would get resolved, and of course, it would end with a marriage proposal… It fell far below my expectations. I don’t think I’d recommend it—unless you enjoy boring romance stories. Bu kitap çok uzun zamandır YouTube'da karşıma çıkıyordu ve anladığım kadarıyla yapılan yorumlar pek olumlu değildi. Hiçbir yorum beni etkilemeden okumak istedim ve kitaba okuduktan sonra kararımı vermek istedim ama şunu söyleyebilirim ki, ilk
Just FriendsHaley Pham · Atria Books · 20263 okunma
10/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 17:12
I really enjoyed the feeling of being lost in a sweet dream. This book has so soft, but majestic vibe. I just feel like I'm losing my way. It feels like touching sand: You can touch and feel it, but in the end, only the memory of it remains. You can't change and save anything.
The Starless SeaErin Morgenstern · Doubleday Publishing · 201923 okunma
Reklam
Puan vermedi·354 syf.·
2025 20. kitabı
girlllll, is the second book keeping up the same vibe as the first??? usually i get super bored with all the little details in series like this but this one was sooo addictive, it legit stole my sleep and threw me right back into my teenage years hahahah also we had a total green flag guy in there (hey!!!!!). the crew kinda broke my heart for a bit in this book but then they fixed it (thankfully), so we’re good. and koy n willa’s ending???? plus SAINT..... our DAD....... I KNEW we were loved more than anything!!!!!!! big thanks to the author for this ride, bye
NamesakeAdrienne Young · Wednesday Books · 2021658 okunma
8/10
·518 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 01:58
“Good night to everyone, my friends and my 1K family) Evet, ilk olarak hepinize muhteşem ve bol kitaplı, okumalı bir yıl arzu edirəm) Ve 2026 'nın ilk kitabı Hugh Howey'in triologiyasından Silo ( Wool) oldu benim için.... Bazı yerleri aşırı sıkıcı gelse de bana, sonlara doğru " flow vibe"ı yakalamayı başardım diye bilirim) İncelememi kısa tutmaya çalışıcam : Silo' nun ilk kitabını okurken bende bıraktığı en güçlü his, bir distopya okuduğumdan çok insanlığın kadim korkularıyla yüzleştirildiğim duygusuydu; çünkü Hugh Howey burada yalnızca yerin altına hapsedilmiş bir toplumu anlatmıyor, bilginin kontrollü olduğu her düzenin kaçınılmaz olarak ahlaki bir sorun ürettiğini, “koruma” gerekçesiyle gizlenen hakikatin zamanla mutlak bir iktidar aracına dönüştüğünü ve düzenin sürdürülebilmesi için bireyin merak duygusunun bilinçli olarak bastırılması gerektiğini çok sade ama derin bir şekilde gösteriyor; Silo’da yaşam, güvenlik adına kabullenilmiş bir cehaletin üzerine kurulmuş ve insanlar dış dünyanın gerçekten nasıl bir yer olduğunu bilmekten çok, bilmemeleri gerektiğine ikna edilmiş durumdalar, bu da bana günümüz dünyasında bilgiye erişimin varlığına rağmen zihinsel olarak ne kadar sınırlı yaşayabildiğimizi düşündürüyor; romanda yasa, ahlak ve hayatta kalma iç içe geçmiş halde ve asıl sarsıcı olan, kuralların çoğunun kötücül bir niyetle değil, “insanları korumak” gibi son derece makul bir gerekçeyle var olması, çünkü bu durum şu soruyu sürekli canlı tutuyor: İnsanlık gerçeği kaldıramıyorsa, onu saklamak meşru olabilir mi; Howey, karakterler aracılığıyla bana şunu hissettiriyor: Düzen sürdükçe birey küçülüyor, birey sorguladıkça düzen çatırdıyor ve bu çatlak tam da insan olmanın başladığı yer; Silo’nun boğucu atmosferi aslında fiziksel değil, zihinsel bir kapatılmışlık ve bu
Edebiyat
SiloHugh Howey · Monokl Yayınları · 2014873 okunma
10/10
·288 syf.··
2025 117. kitabı
evett bu manhwa nın çok hoş bir vibe ı var ve oldukça akıcı ben uzun uzun inceleme yazmayı seven biri değilim bu yüzden kısa tutacağım manhwa kesinlikle bir şansı hak ediyor, okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorummm(bir ara güncellerim)
How to Get My Husband on My Side, Vol. 2Spice&Kitty · CarroToon (캐롯툰) · 202359 okunma
Sonunda çıldırdım.
Puan vermedi
Ya kaç zamandır, bana ne, boşver, dedim dedim geçiştirdim ama sonunda bi post tepemin tasını attırmayı başardı. Açıcam ağzımı yumucam gözümü modunu açıyorum artık yeter. Cidden yeter yani, bu kadar bariz ortada olan bir gerçeğin hala görülmeksizin savunulması normal değil, geçiştiremeyeceğim artık. Ben bu seriyi ilk kez lisede, henüz basılmamış bir kuruyken wattpadde yayınlandığı bölümler kadarıyla okumuştum, geçen yıl son kitabı çıkınca da finalde ne oluyomuş diye merak ettim, kaldığım yerden devam edeyim dedim ve yıllar önce wattpadde okuduğum kadarının 2. kitabın ortasına kadar olduğunu tahmi ederek ikinci kitaptan başladım. Allahım yarabbim ergenliğimde nasıl bir rezilliği okuduğumu fark etmem bir yana okudukça kriz geçirdim. Ve nitekim benim sabrımın tasını taşıran post da tam da bu kriz geçirme sebebimle bağlantılıdır, bakın; bahsi geçen postta kurgu için "yok işte bu bi kurban ile katilin psikolojisini okuyucuya aktarma eseriymiş de, içindeki bütün o aşağılamalar, edizin kötü muameleleri ondanmış da öznur bunu bize çok gözel yansıtmış da..." argümanları sunuluyordu. Bakınız efenim, bu seri daha wattpadde amatör teri ile ergen kılları ıslanan bir kurgu iken yazar ve çevresi tarafından defaatle "bir kurban ve katilin cinayeti çözme yolculuğu" olarak tanıtıldı. Öznur mütematiyen 2. kitabı wattpaddeki halinden düzenleyip (ve ekleme yapıp, evet. ciddi farklılıklar katan yeni detaylar var) bastırana kadar kurgunun konseptinin bu olduğunu söylüyordu! Sürekli "yok işte cinayet çözülecek bekleyin falan filan"larla okuyucuyu yıllarca bekletti bu kişi ve sonradan Veyl yayınlandığında üstteki postta iddia edilen mevzu başladı. Bu kurgu SONRADAN psikolojik bir konsepte evrildi SONRADAN. Hatta öyle ki, ben veylin basıldığı yıl meraklanıp ilk kısımlarını okudğumda bu kurgu
Yabancı - VeylÖznur Yıldırım · Pegasus Yayınları · 20175,2bin okunma
Reklam
Reklam