Mehmet Yusuf AKDAĞ

Çinli Uygur İkiz Aile Genelgesi
Bu uygulama çerçevesinde Çin'in iç kesiminden özellikle seçilen Çinliler Doğu Türkistan'a getirilip "Uygur-Çinli kardeşliği" planı kapsamında Müslüman Türk ailelere taksim edilmektedir. Bazı ailelere erkek kadın Çinli yerleştirilmişken bazı ailelere ise sadece erkek Çinlilerin yerleştirildiği bilinmektedir. Hatta bazı aile başı olan erkeklerin "ıslah kamplarında" tutulduğu, evlerineyse Çinli erkeklerin yerleştirilmesi toplumda ciddi kaygı ve sarsıntı yaratmıştır. "Çinli Uygur kardeşliğini pekiştirelim.", "Bölücülüğe karşı akrabalık tesis edelim." sloganlarıyla başlatılan gayriahlaki gayriinsani ve gayrihukuki bu uygulamalarla Doğu Türkistan müslümanlarının yüreğini lime lime etmektedir.
Sayfa 118 - Rumuz Yayınevi·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tek Taraflı Savaş
Doğu Türkistan halkı tamamen silahsızdır. Atalarımızın binlerce senedir yanında taşıdığı geleneksel meyve çakısı bile yasaklanmıştı. Kasaplar ve lokantalarda bıçak ve satırlar zincirle kilide bağlanmıştı. Yine de Doğu Türkistan halkından korkan Çin bütün Doğu Türkistan'ı adeta askeri garnizona çevirmiştir. Silahsız masum halka karşı adeta tek taraflı bir savaş yürütmektedir. Bölgede direniş gösteren hiçbir silahlı örgüt yok, sadece ezilen mazlum Müslüman halk vardır.
Sayfa 105 - Rumuz Yayınevi·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Çin'in Sinsi Uygulamaları
Çin'in devlet desteğiyle doğrudan ve dolaylı yollarla yürütmekte olan sinsi uygulamaları şöyledir: Dini inançlar baskı altına alınmıştır. Doğu Türkistanlıların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde insanlarımızın kültürel yapısına, inançlarına ve değerlerini tamamen aykırı ve çinlilerden arındırılmış olarak bilinen mahallelerde, semtlerde, meyhaneler, kadın masaj merkezleri, gece kulüpleri ve fuhuş yerleri planlı ve maksatlı olarak yoğun bir şekilde yaygınlaştırılmıştır. Çin yasasında uyuşturucu alım satımına ilişkin çok sert kanunlar yer almasına rağmen Doğu Türkistan'da zehir ticaretinin çok yayılması ve gençlerimizin aşırı derecede uyuşturucu bağımlılığına sürüklenmeleri çok düşündürücüdür. Üstelik Türkistan bölgesinde zehir ticaretine ilişkin ceza ve tedbirler caydırıcılık ve iyileştirme anlamında hiç işlemiyormuş gibi bir durumdadır. Devlet kasten bu tür aktivitelere göz yummaktadır. Özellikle aydınların, halka hizmet eden, faaliyette bulunan kişilerin ve göze görünen ailelerin çocuklarını bu yola saptırmak için özenle suikast suikastvari kumpaslar kurulmaktadır.
Sayfa 65 - Rumuz Yayınevi·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Her Genç Gelecektir , Türkistan'ın Geleceği İse Bozulmaktadır
Bir millet bütün eziyetlere, baskılara ve her türlü mezalime sabır, sebat ve metanetle direnmeye çalıştığı zaman gayretlerinin meyvesini toplayacakları bir gün gelir ve yaşananlar küllenir, gider. Ancak o topluluğun gençliği bozulduğu zaman, onların ahlakı, beden ve fikir sağlığı çürüdüğü zaman o toplumun kaybetmesi ve yok olup gitmesi ve kaçınılmaz olur. Çin yönetimi halkımızın geleceği olan gençlerimizin ahlakının çürümesi ve yok olup eriyip gitmeleri için bütün şeytani, bozuk yolları serbest bırakıp onları yoldan çıkaracak, sağlığını, ahlakını, gururunu, zinde ruhunu imha edecek bütün araçları serbest bırakıp daha da cazip hale getirerek ve erişebilmelerini kolaylaştırarak bu yola giden bütün kanallarda sonuna kadar yeşil ışık yakmıştır.
Sayfa 64 - Rumuz Yayınevi·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Bir Yiğit Kahraman: Osman Batur'un Şehadeti
1945'e gelindiğinde Doğu Türkistan'da birkaç şehir haricinde kontrolün tamamen Türklerin eline geçtiği görülmektedir. Durum Çinliler için artık tahammül edilemez ve tehlikeli bir hâl alınca Çin orduları bölgeye sert ve yoğun operasyonlar uygulamışlardır. Targabatay ve Altaylardan çıkarılan Osman Batur mücadeleye otuz bin kişiyle başlamış olsa da 1950'ye gelindiğinde bu sayı yaklaşık dört bine düşmüştür. 1951 yılında Kanambal'da sıkıştırılan Osman Batur esir düşmüştür. Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de çıkarıldığı düzmece mahkemede "Devrime İhanet", "Panislamist ", "Pantürkist" suçundan idama mahkûm edilmiştir. 29 Nisan 1951'deki idamı âdeta bir Orta Çağ vahşeti gibidir. Önce kulakları, sonra kolları kesilmiştir. Kanlar içindeki vücudu tekmelenerek bir ağaca yaslatılmış ve kurşuna dizilerek şehit edilmiştir. Cenazesi, Çin zulmüne direnmek isteyenlere göz dağı olsun diye günlerce teşhir edilmiştir.
Sayfa 38 - Rumuz Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih