Mehmet Yusuf AKDAĞ

Köleler ölürken, Fransa'da Edebiyat, Sanat, Bilim ve Felsefe Gelişiyordu
● 《 Haiti 》 ● 18. yüzyılın ortalarında plantasyonların sayısı 800'ü bulmuştu. O dönemde bölgeye hakim olan Fransızlar bu tarlalardan büyük gelir elde ediyordu. Birçok fransızın kendine ait plantasyonları ve köleleri vardı. Kölelerin ürettiği değerin karşılığı olan para Fransa'ya akıyordu. O tarihlerde Fransa'da 25 milyon kişi geçimini bu kolonyal ticaretten sağlıyordu. Ulusal meclisin %15'i koloni ve köle sahibiydi. Köleler ağır koşullarda çalışıp ölürken Fransa'da edebiyat, sanat, bilim ve felsefe gelişiyordu. Köle olmayı reddeden insanları öldürenler sanatta yeni akımlar keşfediyordu. Ölmeyecek kadar az gıdayla tüm gün tarlada çalışan kölelerin ürettiği maddi değer, edebiyat ve felsefe yapmak için yeterli rahatlığı sağlıyordu. Çalışanlar ölürse yerine Afrika'dan yenileri getiriliyordu. Her şey yolunda gözüküyordu.
Sayfa 110 - KETEBE·Kitabı okudu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
●Sokak Lambaları Altında Okumak●
Çad'a İlk geldiğimiz günü hatırlıyorum. Başkentte indiğimizde gece vaktiydi. Havalimanı yakınlarındaki cadde ve sokaklarda yüzlerce genç gördüm. Sokak lambalarının altında, ellerinde kitap ve defter, ders çalışıyorlardı. Her lambanın altında küçük gruplar halinde toplanmış, yerlere uzanmış, konuşuyor, okuyor ve yazıyorlardı.Havalimanından uzaklaşınca bu manzara bitti. ● " Burada sadece havalimanı civarında ve devlet başkanının Mahallesi'nde elektrik olur, " diye izah etti rehberimiz. Öğrencilerin yakında önemli bir sınavı varmış, ona hazırlanmak için ders çalışıyorlarmış. Sokak lambaları altında ders çalışan çocukları ben sadece hikayelerde olur zannederdim. O yüzden bu manzarayı bir masalın içinden geçer gibi seyrettim.
Sayfa 46 - KETEBE·Kitabı okudu
İnsan

Mehmet Yusuf AKDAĞ

, bir kitap okudu
9/10
·468 syf.·
10 günde okudu
·
2021 6. kitabı
Ali Emre
8.8/10 · 383 okunma
Şeytandan Önce Kendinizi Taşlayın
" Kanımıza susamış kafirlerin dört bir yanda cirit attığı, bütün mukaddeslerimizi çiğneyip kirlettiği bir zamanda, önce kendinizi taşlayın siz! Ey gamsızlar! Ey gaflet uykusuna doymayanlar! Ey Allah'ın evinin çevresinde bile büyüklenerek yürüyenler! Ey şerefli peygamberimizin ve güzide arkadaşlarının hatıralarıyla dolu Mekke'de Medine'de dahi yetimi azarlayanlar! Yoksuldan yüz çevirenler! Çaresizleri ve mazlumları itip kalkanlar! Ey burada şevkle ve neşeyle şeytan taşlayan fakat istilacı Frenklere karşı kılını bile kıpırdatmayanlar!.. Şanı yüce Allah'ın adını birçok şehirde, arzdan ve semadan silmeye yeltendiler, ne yaptınız? Yanaklarını tırnaklayan anılarımıza, çırpınıp duran gencecik kızlarımıza tecavüz ettiler, ne yaptınız? Kudüs'te binlerce Müslümanı bir günde boğazladılar, ne yaptınız? Mabedlerimizi, mescidlerimizi, medreselerimizi ateşe verdiler, ne yaptınız? Kardaşlarınız açlık ve yokluk içinde ölüp gittiler, ne yaptınız? Yiğitlerimiz, fidan gibi bacılarımız, el kadar çocuklarımız esir alındılar, köle pazarlarında satıldılar, ne yaptınız? Alimlerimizin, müderrislerimizin kesilmiş başları, köpeklerin önüne atıldı; yıkanmayı bile bilmeyen adamlar, yurdumuzu kan deryasına çevirdi, ne yaptınız? Şerefiniz iki paralık edildi; ne yaptınız? Zelzele oldu, taş üstünde taş kalmadı, sadece kocamışların değil, körpe yavrularımızın da üstüne kara toprak yığıldı, ne yaptınız? Onlarca beldede size çağrıda bulunduk, ulak yolladık, yardım istedik, yaşlı gözlerle yollara çıkıp yalvardık; ne yaptınız?.."
Sayfa 291 - KETEBE·Kitabı okudu
Tarih
Cihad Uyanıklığı veyahud Zillet Uykusu
Ey Allah'a iman ettiğini söyleyen insanlar! Allah aşkına düşünün! Kadınlarımızı, çocuklarımızı, yaşlılarımızı, çaresizlerimizi koruma konusunda Allah'a ve İslam'a karşı bir vecibemiz yok mudur? Bunun çok ağır bir vebali, çetin ve kaçınılmaz bir hesabı yok mudur? Bu halimiz, ahireti yalanlamaktan başka bir şey midir? Cihad, sadece bir avuç maaşlı askerin işi midir? Müslümanlar arasında, bir arzuyu tatmin etmek, şöhret kazanmak ya da ganimete sahip olmak için değil; aynı sahabenin cenk ettiği gibi, Allah rızası ve cennete girme umuduyla savaşacak kimse kalmamış mıdır? Siz Allah'a, Allah'ın dinine yardım ettiğinizde Allah da sizi yüzüstü bırakmaz! Siz onun yolunda sebatla durduğunuzda Allah da sizi terk etmez, elini üzerinizden çekmez. Öyleyse bu kayıtsızlık nedir? Allah aşkına söyleyin, bu ölüm ve zillet uykusu ne zaman sona erecektir.."
Sayfa 56 - KETEBE·Kitabı okudu
Tarih