" Kanımıza susamış kafirlerin dört bir yanda cirit attığı, bütün mukaddeslerimizi çiğneyip kirlettiği bir zamanda, önce kendinizi taşlayın siz! Ey gamsızlar! Ey gaflet uykusuna doymayanlar! Ey Allah'ın evinin çevresinde bile büyüklenerek yürüyenler! Ey şerefli peygamberimizin ve güzide arkadaşlarının hatıralarıyla dolu Mekke'de Medine'de dahi yetimi azarlayanlar! Yoksuldan yüz çevirenler! Çaresizleri ve mazlumları itip kalkanlar! Ey burada şevkle ve neşeyle şeytan taşlayan fakat istilacı Frenklere karşı kılını bile kıpırdatmayanlar!.. Şanı yüce Allah'ın adını birçok şehirde, arzdan ve semadan silmeye yeltendiler, ne yaptınız? Yanaklarını tırnaklayan anılarımıza, çırpınıp duran gencecik kızlarımıza tecavüz ettiler, ne yaptınız? Kudüs'te binlerce Müslümanı bir günde boğazladılar, ne yaptınız? Mabedlerimizi, mescidlerimizi, medreselerimizi ateşe verdiler, ne yaptınız? Kardaşlarınız açlık ve yokluk içinde ölüp gittiler, ne yaptınız? Yiğitlerimiz, fidan gibi bacılarımız, el kadar çocuklarımız esir alındılar, köle pazarlarında satıldılar, ne yaptınız? Alimlerimizin, müderrislerimizin kesilmiş başları, köpeklerin önüne atıldı; yıkanmayı bile bilmeyen adamlar, yurdumuzu kan deryasına çevirdi, ne yaptınız? Şerefiniz iki paralık edildi; ne yaptınız? Zelzele oldu, taş üstünde taş kalmadı, sadece kocamışların değil, körpe yavrularımızın da üstüne kara toprak yığıldı, ne yaptınız? Onlarca beldede size çağrıda bulunduk, ulak yolladık, yardım istedik, yaşlı gözlerle yollara çıkıp yalvardık; ne yaptınız?.."