fatma türkmen

fatma türkmen
@myblackpepper
İstanbul
7 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Aldatmak
Kenarda bekleyen küçük kıza para verirken, çok saçma olduğunu, hiçbir anlam taşımadığını bildiği halde, yaptığı bu küçük iyiliğin karşılığında, zengin bir ailede doğma şansına erişmiş olan kızının Tanrı tarafından korunacağını hissetmekten hoşlanıyordu. Kendi kızını koruyabilmek için küçük bir ayin yapıyordu yalnızca. Bunu açıkça böyle düşünmüyordu, bu berrak bir düşünce biçiminde değildi aklında, buna duygu da denemezdi, ne düşünce ne de duygu haline gelebilmiş, daha doğrusu bir duygu biçimine erişmesine izin verilmemiş, handiyse bilinçli bir çabayla zihnin bulanık bir bölgesine yerleştirilmiş sezgisel bir memnuniyetti.
Sayfa 13 - Everest yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Aldatma
Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını , her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördügünde, zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik. Ürkütürlerdi bizi. Hiçbir zaman başka bir insanı, o insan en yakınımız olsa bile, tümüyle tanıyamayacığımızı, iki insanın arasında daima görülemez karanlık alanların bulunacağını, iki insanın asla tam anlamıyla bütünleşemeyeceğini, kimseye kendimizi bütün açıklığımızla gösteremeyecegimiz gibi kimsenin de kendisini bize bütün açıklığıyla gösteremeyeceğini fark edip, kendimizi bu dünyada yapayalnız hisseder, yüzünü gördüğümüz, sesini duyduğumuz , günlerce, aylarca hatta yıllarca konuştuğumuz, birlikte en gizli zevkleri paylaştığımız birinin nasıl olup da bize yabancı olabildiğini anlayamamanın çaresizliğini yaşardık. Bütün bunları bilebilseydik, en sevdiklerimize bile, en kısa ayrılıktan sonra dahi "kimsin sen" diye sorma ihtiyacını hissederdik.
Sayfa 9 - Everest yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
O Kadının Kokusu
Sevgi hangi dolambaçlı yollardan, hangi karanlık vadilerden geçmiş de böylesine vahşileşmiş, düşmanlaşmış, hem sevgi olarak kalırken hem de aynı anda bir nefret biçimine girmiştir. Şefkat, koruma gibi istekleri içinde barındıran sevgi hayatın hangi anında uğursuz bir kristalden geçerek kırılıp vahşi ve belirsiz bir düşmanlığa dönüşmüştür. O masum, sevecen, güvenilir "sevgi" ne zaman içinde bir katilin donuk bakışlarını beslemeye başlamıştırr. Bizi sevenlere, bizi sevdikleri için güvenmeli miyiz? Bizi sevenlerden, bizi sevdikleri için kuşkulanmalı mıyız? Tehlikeli bir duygu mu sevgi? Sandığımız kadar masum degil mi? Sevgiden yoketmeye doğru giden bu korkunç yolculuk herhalde sevginin bir zaman sonra kaçınılmaz bir biçimde kendi içinde filizlendirdigi o ürkütücü sahip olma istegiyle başlıyor. Sevdiğin insana en küçük bir kuşku çatlağı bile bulunmayan bir güvenle sahip olmak, yıldızlarla dolu bir gökyüzünü avuçlarının içine alabilmek gibi tanrısal bir güç ve güven veriyor insana. Ama ne yazık ki insanlara tanrısal güçler bağışlanmamış, onun için hem aşkı hem böylesine kesin bir güveni aynı anda kucağında taşıyabilen kimse yok. Sahip olmak isteyen herkes yeterince sahip olamadığından, kendisine yeterince bağlayamadığından, sevdiğinin hayalinden başka gölgelerin geçtiğinden kuşku da duyuyor. Ve, sevgi kuşkuyla birleştiğinde kora sokulmus bir neştere dönüp yakarak kesiyor insanin içini. Eğer karşındaki insan bu anda usulca, yatıştırıcı bir dokunuşla seni tutarsa kendi yanıklarından bir mutluluk yaratabiliyorsun, bütün insanların aradığı o mutluluğa kavuşuyorsun.
Sayfa 87 - Everest Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Bencil Bir Erkek
Zeka, içinde cehennem ateşleri yanan bir cennet gibi almıştı onu içine, ne cenneti bırakabilmiş ne cehennemden kurtulabilmişti. Ateşten her kaçmaya çalıştığında cennetin efsunlu kevser ırmaklarıyla karşılaşmıştı. Sanırım bu yüzden, insan onu izlerken, bir kere daha hayata gelse gene aynı aşkı yaşamayı arzulayacağını düşünüyordu. O ırmaktan bir kere daha içebilmek için her ateşin içinde yanmaya razı birinin bakışlarıydı onlar. Zeki ve kederli birinin bakışları...
Sayfa 81 - Everest Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Bencil Bir Erkek
Otuz yıl önce ölen bencil bir adam için hâlâ ağlamak ve hâlâ onu, tutkuyla hatırlamak birçok insana çok akılsızca gözükürken aslında bu acı, bir zekanın işareti mi? Ve, zeki ve özel bir kadın olmanın bedeli bu kadar ağır mı? Ben ekranda ağlayan o kadının yüzüne baktım. Kimsenin görmediği bir şeyi görmüş birinin bakışları vardı onda.
Sayfa 82 - Everest Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam