Kiralık odama geri döneceğim, kitap okumaya çalışacağım, televizyonu açıp, hep aynı bildik programlara bakacağım, saati kuracağım ertesi sabah her sabahki aynı saatte çalıp beni uyandırsın, ben de kütüphaneye gidip her gün yaptığım aynı şeyleri makine gibi tekrarlayayım diye. Öğlende tiyatronun karşısındaki parkta her gün oturduğum bankta oturup sandviçimi yiyeceğim, her Allah'ın günü sandviçlerini yemek için hep aynı bankları seçen insanlar göreceğim, hepsinin yüzünde hep aynı boş bakış olacak...
Hasta bir tanrı...Tutkuları güçlerini aşan ve bunu da hemen sezemeyen bir tanrı... Saatleri yaratan ama saatlerin ölçtüğü zamanı yaratamayan bir tanrı... öyle bir tanrı ki özel amaçlara yarayan dizgeleri, düzenekleri yaratmış ama bu araçlar sonradan amaçlarını aşmış amaçlarına ihanet etmiş... O öyle bir tanrı ki öncesizliği sonsuzluğu yaratmış, onunla kendi gücünü ölçmeyi ummuş ama öncesizlik, sonsuzluk şimdi onun sonu gelmez o sonu gelmez bozgununum ölçüsü olmuş.