Prens Andrey kız kardeşinin boynuna duygulanarak, saygıyla taktığı bu tasvire bakarken, "Ne iyi olurdu,” diye düşündü, "her şey Prenses Marya'ya göründüğü gibi sade ve basit olsaydı ne iyi olurdu. Bu yaşamda yardımı nerede arayacağını ve orada, tabutun içinde bizi nelerin beklediğini bilmek ne iyi olurdu! Şu anda Tanrım, bağışla beni!..' diyebilsem ne kadar mutlu ve huzurlu olurdum." Kendi kendine, "Ama bunu kime söyleyeceğim?" dedi, "Sadece seslenemediğim değil, derdimi kelimelerle anlatamadığım belirsiz, anlaşılmaz bir güce, her şeyden üstün ya da hiçbir değeri olmayan bir güce mi, yoksa Prenses Marya'nın bu muskaya işlediği Tanrı'ya mı?
Kaçmasına engel olmak için mi insanın ayaklarına prangalar takılır? Hiç de değil. Pranga sadece küçük düşürme aracı, bir ayıp, bedene de, ruha da bir ağırlıktır.