Şu stresli dönem içerisinde kafamı dağıtmak için seçtiğim ve bu akıllı seçimimden dolayı kendimle ayna karşısında tokalaştığım kitaptır The Spanish Love Deception. Öyle ahım şahım, harikulade, Kaf Dağı zirvelerinde halay çekilecek bir konu özelliği yok. Bu kitaba ne niyetle başlanıldığı o anlamda çok önemli.
Ben kafamı dağıtmak ve eğlenmek, rahatlama isteğiyle başlamıştım. İstediğimi de aldım.
Öncelikle kitap garip bir şekilde başlıyor, buna parmak basmadan geçmek olmaz. Catalina hanımcığımın kız kardeşi evleniyor ve onun düğünü için İspanya'ya gitmesi gerekiyor. Geçmişinde yaşadığı bir takım nedenlerden dolayı İspanya'ya yalnız dönmesi "kırık" bir kadın olduğunu doğrulayacak diyerek endişe ediyor. Eh, buraya kadar bir anormallik yok. Kaşlarımı çatarak okuduğum kısım, şirkette 'hoşlanmadığı' ve kendisinden özellikle kaçındığı Aaron Blackford birden önünde bitip, isterse onunla İspanya'ya gelebileceğini söylemesi.
Şimdi... İnsan ister istemez bunun altında bir şey arıyor ya da bir çeşit arka plan bekliyorsunuz. Rahatsız eden kısım bu teklifin dümdüz bir şekilde verilmesi. Madem bu arkadaş çok kalpsiz, çok kötü bunun arkası neden bu kadar boş? İnsan bunu fark edince, ki etmemek mümkün değil, içerliyor doğrusu.
İlk başta bulunan ve birkaç sayfa boyunca süren bir 'duymamazlık sendromu'ndan sonra nefes alabilmemize izin veriyor yazar ve yavaş yavaş kitabın tadını çıkarmaya başlıyoruz. Hehe.
Karakterlerin konuşmaları, hareketleri eğlenceliydi. Yine de Catalina'nın biraz daha lafının eri olmasını beklerdim çünkü Aaron'a ilk başta baya kinlenmiş gibi görünüyordu. Kolay kolay yumuşamasını kesinlikle beklemiyordum. Keşke yumuşamasaydı. Biraz vakit alsaydı diye bekledim ama... Neyse.
Spoi vermekten hoşlanmadığım için genel hatlarıyla bahsedeceğim. Aaron hesabını bilen bir adam,