Hızımı alamadan devam ediyorum. Gözlerim bana dur dese de zihnim bana "HAYDEE!" dercesine gaz veriyor.
Serinin ikinci kitabı Altın Oğul, ilk kitabı kadar efsane ve akıcı!
Genelde seri kitaplarında bir yerlerde serinin hızını kesen, bir şekilde düşüşe neden olan konu sıkışmaları, aptalca gerilimler ve gereksiz dramalar yer alır. BU SERİDE YOK BU SANIRIM.
Kızıl Yükseliş'in bittiği yerden devam eden Altın Oğul'u spoiler vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum. O yüzden çok da anlatma niyetinde değilim. İncelemeleri yazarken kitapları anlatmak da istemiyorum. Sadece bende yarattıkları o his üzerinden diğer okuyuculara fikir vermek isterim.
Kitap hakkında kısa, spoisiz bilgiler almak istiyorsanız kitapların künyelerinden de bu bilgileri edinebilirsiniz.
Benim kendi öneri listemi etkileyen her zaman insanların kitaplar için hissettikleri duygular olmuştur. O yüzden incelemelerimi yazarken kendi deneyimlediğim duygulara odaklanırım. Belki sizin de bu duyguları deneyimlemek isteyebileceğinizi umarak alışveriş listenize bir ek yapabileceğimi düşünüyorum.
Altın Oğul HARİKAYDI.
Çok sayın harika beyefendi Darrow'un bir isyancı olduğunu ilk kitaptan da anlayabileceğiniz üzere bu kitapta da isyankarlığına devam ediyor. Kızıl Yükseliş'te Altınların arasına girmeye çalışıyor ve orada kendini kabul ettirmeye çalışıyordu. Bu kitapta ise kendini çok daha geniş bir zümreye kabul ettirmeye çalışırken yaşadıklarını ve YAŞATTIKLARINI okuyoruz.
Bu serinin aksiyonunun asla bitmeyeceğine neredeyse emin olmaya başladım. Yahu, bir insan hiç mi sıkılmaz? Hiç mi burası gereksizmiş kardeş, keşke yazmasaydın demez? DEMEDİM.
Bence her bir nokta gayet de gerekliydi.
Olay akışı, Darrow'un kendine ve çevresine kattıkları, isyanın ilerleyişi olsun dur durak bilmeden devam ediyordu. İhanet, aksiyon,
Altın OğulPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20151,653 okunma