Algernon'a Çiçekler klasikleşmiş ve devleşmiş bir hikaye ve FEVKALEDENİN FEVKİNDE. Eser 1959'da kısa hikaye olarak yayınlanmış ve inanılmaz sevilmiş. Nasıl sevilmesin, harika bir şey bu!
Bu kitabı çalışma yerimde sohbet esnasında bir abim önermişti. Herkes garip goygoylar yaparken normalde pek sohbetine katılmadığım abime ekibimden biri "Seda'da bir sürü kitap okuyor ama klasiklerin çoğunu beğenmiyor. Sen de okuyorsun abi, bi'kapışsanız ya!" gibisinden bir şey söylemişti. Tabii biz muhabbetimiz olmadığı için "Öyle şey olur mu? Beğendiğimiz var beğenmediğimiz var," derken okuduğumuz ve bizde izler bırakan romanlar hakkında sohbet etmeye başladık.
O da bana Algernon'a Çiçekleri okuyup okumadığımı sormuştu. Okumadığımı söylediğimde çok basit bir şekilde kitabın konusundan bahsedip onun için çok farklı bir deneyim olduğunu ve vakit bulursam okumamı tavsiye etmişti.
Şimdi... Normal bir zamanda okuma zevkleri hakkında bilgim olmayan kişilerden okuma tavsiyesi alırsam ince eleyip sık dokurum. Ama bu kitabın konusu beni kendine zaten çekmişti.
Zeka geriliği olan Charlie ailesi tarafından terk edilmiş ve amcasıyla yaşamak zorundadır. Zihinsel engeli onun bakıma muhtaç olmasını gerektirmediğinden amcası ona hayatını sürdürebilmesi için bir arkadaşının fırınında iş bulur. Oldukça basit görevleri olan Charlie; fırının temizliği, getir götür işleri ve malzeme taşıma gibi işleri yaparak hayatını kazanıyordur. Ancak içinde bir yerlerde zeki olmayı ister.
Eğer okumayı ve yazmayı öğrenir, zeki olursa daha fazla yalnız kalmayacağını ve bir sürü arkadaşı olacağının hayalini kurar. Bir üniversitenin araştırma laboratuvarına giderek oldukça düşük olan zekasıyla birtakım testlere tabii tutulur ve burada fare Algernon ile tanışır. Algernon, zekasını geliştiren bir ameliyat sonrasında