Kitap cumhuriyetten önce yazılmış. Osmanlı'nın içinde bulunduğu buhrandan çıkmanın yollarını arıyor. Osmanlı'lık fikri kitabın telif edildiği zamanda gözden çıkarılmış bir fikir olarak telakki edilmiş. Müslümanlaşma ve muasırlaşmanın yolunun milliyetçilikten geçeceğini müellif iddia ediyor. Milliyetçiliği ve kavmiyetçiliği birbirinden ayırıyor.
Lisan,gelenek, kültür, terbiye, ülkü gibi birçok meselede özgün bir bakış açısı sunuyor. Birçok alanda bu özgünlüğü yakalaması onu ender olan Türk mütefekkirleri arasına dahil ediyor.
Lisan meselesinde; Batıda çıkan icat ve aletlerin ismini Avrupa'dan, ilmi ıstılah ve terimleri İslam dininden, gündelik konuşulan dili ise öz Türkçeden alınması gerektiğini iddia ediyor.
Gelenek meselesinde; geleneğin hareket ettirici kuvvet olarak söylüyor vee terakkinin bu kuvvetin omuzlarında yükseleceğini görüyor. Türk milletini gelenekten yoksun kuralcı bir millet olarak telakki ediyor.
Terbiye meselesinde; Gökalp terbiyeyi hem tedrisat hem de ahlaki müeyyide olarak değerlendirdiğini görüyorum. Terbiyeyi üç ana başlık altında topluyor. Milli terbiye, dini terbiye ve asri terbiye.
Ülkü meselesinde; bir millet büyük bir felakete uğradığı vakit fertler bu felaket karşısında kendi şahsiyyetlerini yutar o zaman ruhlarında ki milli şahsiyet duygusu izhar eder. Bu hengâmede fertler kendi hürriyetlerini değil, milletlerinin istikbalini düşünürler. İşte bu Muazzez ve Mukaddes duyguya ülkü denir.
Kitap küçük çaplı da olsa düşüne düşüne okunulması gereken bir eser. Gökalp'in hapis devri geçirmeden önce yazdığı bu eserde Türkçülüğün esasları kadar pragmatist değildir.
Türk cumhuriyet kimliğini tanımak isteyen kimseye rehber olabilecek kitaplardan bir tanesi. Meraklılara tavsiye ederim
VESSELAM