Amerikan edebiyatına karşı gereksiz bir ön yargım olduğunu farkettim. Bu kitabı da biraz bu yüzden, uzun zamandır okumak istiyordum. Amerikan filmlerini izlerken iyi de, diyaloglarını kafamda kitap sayfalarında canlandırınca çok sığ kalacağını düşünüyordum. Kısacası edebi bir zevk alacağımı hiç düşünmemiştim.
Her ne kadar ön yargıyla yaklaşsam da bu kadar başarılı bir eser olmasında vardır bir keramet diyerek okudum... Sanıyorum beklentimin düşüklüğünden olsa gerek, bu eser çok hoşuma gitti. Kısa ama keyifliydi. Ve evet ön yargılarım büyük ölçüde yok oluverdi.
Buradan sonra biraz kitabın beni etkileyen kısımlarından bahsetmek istiyorum.
Kitapta zenci bir karakterin kendisine yapılan ırkçılık hakkındaki ifadeleri garip geldi bana, belki bir o kadar da gerçek. Aşağılanmayı normalleştirmek, herkesten aşağı olduğunun her zaman sana hatırlatılması sonucu zaten gelişir.
Asıl konuya gelecek olursak, akıllı ve çelimsiz ile akılsız ve güçlü adamın ilginç hikayesi... Sadece toprak istemişlerdi, kendi kendilerine yetebilmekti niyetleri ve bunun için ihtiyaçları olan sadece paraydı. Ne yazık ki hayat özel insanlar için çok daha zor.
Artık işe yaramaz, çok yaşlı diye öldürülen köpeğin başına gelenlerin akılsız ve güçlü karakterimiz Leninn'in başına gelmesi çok acıklı oldu.
Yazarlar hep derler ya "bütün eserlerim çocuklarım gibidir" diye. İşte ben de okuduklarıma aynen böyle bakıyorum. Sonuçta yazarı tek bir eserle veya yüzlerce eserle de tanımak mümkün değildir. Bence de onların eserleri sadece yetiştirdikleri çocukları gibidir; kendilerinden bir parça ama tamamen kendileri değil...
Tolstoy'un bu öyküsü bana bu düşüncemin doğruluğunu hissettirdi.
Öncelikle konusu beni cezbetti. Zaten özellikle sınıf ayrımını işleyen öykü ve romanlar çoğumuzun dikkatini bu özelliğiyle çekiyor diye düşünüyorum. Efendi ile uşağının müthiş yolculuğunu kitap sayfalarında seyretmek bende büyük bir ilgi uyandırdı. Olacakları tahmin etmeye çalışırken ters köşe oldum diyebilirim. Tek olumsuz eleştirim kitap değil, yayınevi hakkında. Elimde kalan birkaç kitabını da okuduktan sonra bir daha bu yayınevinden kitap almayı düşünmüyorum.
Efendi ile UşakLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201810,7bin okunma
İnsan geceleri burada böyle yalnız kaldı mı, kitap okur ya da böyle şeyler düşünür. Düşünür ama yanında ona şu şöyledir, bu böyledir diyecek biri olmaz.